Ana içeriğe atla

Burs

Bu sene Ankara Tayfası olarak yaptığımız ve ömür boyu gurur duyacağımız bir faaliyet oldu burs vermemiz. Tabi Ankara Tayfası tek başına yapmadı bu işi. Yaptığımız işe inanan, bize güvenen dostlar da havuzumuza katkı koydular. İlk bursumuzu yanlış hatırlamıyorsam Kasım ayında verdik ve Haziran ayı itibarı ile burslara ara verdik. 4 öğrenci kardeşimize ayda 90'ar TL kaynak aktardık. Birçoğu öğrencilerden veya yeni işe başlamış olan çalışanlardan oluşan küçük bir grubuz biz. Bu nedenle toplamda havuzda yaklaşık 3.000 TL toplayıp bunu kardeşlerimize aktarmaktan kıvanç duyduk.

Havuza katkı koyan dostlar yeni dönemde de katkılarına devam edeceklerini belirttiler. İsteğimiz yeni dönemde havuzun genişlemesi ve hem burs verdiğimiz kardeşlerimize daha fazla tutarda burs vermek ve hem de burs verdiğimiz öğrenci sayısını artırmak. Hepimiz öğrenci olduk, öğrencilikten sonra iş bulmanın ne kadar zor olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle burs verdiğimiz kardeşlerimize onlar mezun olduktan sonra da işe girene kadar destek olmaya (en azından iş sınavları sürecinde) devam etmeyi arzuluyoruz. 

Son sözüm havuza katkı koyan tüm dostlara. Tayfa adına böyle bir manevi hazza ortak olan, bu gururu bizimle birlikte yaşamayı tercih eden dostlara ne kadar teşekkür etsem azdır. 

Sağolun güzel yürekli insanlar. 

Yorumlar

Unknown dedi ki…
Emeğinize, yüreğinize sağlık. Eğer kabul ederseniz ben de 'gurbette demir gibi' olan ve işe yeni başlamış biri olarak bu havuza katkı sağlamak isterim. Gerekli bilgileri bekliyorum, şimdiden teşekkür ederim.
Onur BİÇER dedi ki…
onursbf@gmail.com adresine bir mail atarsanız iletişime oradan devam edebiliriz. Teşekkürler ilginize

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla