26 Haziran 2014

Seçim Öncesi

Seçim öncesi, benzer cümleleri tekrarlıyoruz: Geçmiş hatalarından dolayı henüz çıkıp herhangi bir özür dilememiş, hataların bundan sonra da tekrarlanmayacağına dair tek bir güven verici söz etmeyen aday-adaylarının Demirspor'a kazandıracağı bir şey yok. En fazla 6 aylık bir kadro kurulup devre arasına kadar idare edilir, sonra yeniden olağanüstü kongreler... Belediye başkanının kuracağı yönetimler, başkanın canı sıkılıp bıraktım bu işleri diyeceği noktaya kadar gidebilir. Aytaç Durak'ın bir küs bir barışık hallerini hatırlayın. Kendi gücünü tesis etmek için arada bir Demirspor'u kullanmaktan başka bir şey değildi yaptığı.

Aydoğdu'nun tıpkı ilk adaylık sürecinde olduğu gibi, ağırlığını koyup yarışa girmemesi de ayrıca hayal kırıklığı. Yönetimini aklamak için önünde bir şans varken net bir açıklama yapmadan kenara çekilmesi, eleştirilerle çarpışmaması ona güvenen taraftarı yarıyolda bırakması açısından kötü oldu.

Demirspor en karanlık günlerinde değil. Bugün kötüyse Fırat Üniversitesi ile, Kozan'la, Cizre ile maç yapılan günler neydi? Yarın umarız ki bir başkan seçilir ve bu kötü günlere yeniden gidişin önü açılmaz.

Daha önce de yazdık; biz Demirspor'u yönetimleri-başkanları için sevmedik. Başkanı yönetimi kim olursa olsun tribünlerde yerimizi alacağız. Kişilerle derdimiz yok. O yüzden herhangi bir korkumuz (twiterda yazıldığı gibi "yusuf yusuf" durumu) yok. Kimseyle doğrudan ya da dolaylı bir bağlantı içinde olmadığımız için rahatız. Bugüne kadar herkesle oturup konuştuk; sözümüzü rahatlıkla söyledik; bundan sonra da böyle olur.

Kongre'ye 24 saat kala hala bir kişinin çıkıp şunları bunları yapacağım diyememesinin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ama hepimiz kötü yönetimlere alışığız. Belki de Demirspor sevgimiz, "onlara rağmen" ayakta kalmamızdan kaynaklanıyor.

Hiç yorum yok: