Ana içeriğe atla

Aytaç Durak Yeniden ama Eskiden...

Siyaset sahnesinde işsiz kalan Aytaç Durak eski alışkanlıklarına sardı ve Demirspor üzerine yorumlara başladı. Yeniden konuştu ama eskiden bir farkının olmadığı ortada. Keşke eski hatalarımdan şunları şunları çıkardım, Demirspor'da şunları hatalı yaptım diyebilseydi. Mustafa Tuncel, en azından sezon başında böyle bir özeleştiri yapmıştı.

Esasen en baştan beri, taa 2008'ten bu yana yazıp çizdiklerimize baktığımızda hep Aytaç Durak'ın söylediklerinin zıttını söylediğimizi görebilirsiniz. Blog arşivi açık bu konuda. Bugün de yine, Aytaç Durak'ın aksine taraftarın rolünün önemli olduğunu, sadece tribünde değil takımın gidişatında etkili olması gerektiğini, takım isminin değişmemesi konusunda kesinlikle direndiğimizi söylememiz gerekir. Taraftar da kongrenin bir parçasıdır ve görüşlerini söylemekte özgürdür. Evet transfer işlerinde, kulübün idari işlerinde taraftar tabii ki çıkar ilişkilerine girmemelidir. Ama taraftarı seyirciyle karıştırıp tribüne hapsetmek olamaz. Bu takımın kimliği adı rengi, logosu ve taraftarıdır. Yoksa yöneticiler ya da futbolcular değil. Şirketleşme konusunu geçtiğimiz yıllarda yine tartışmıştık. Aramızda farklı görüşler var ama şirketleşmenin yeni bir tek adam yaratmasına kesinlikle karşıyız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!