Ana içeriğe atla

Kongre Üyelikleri

Yeni yönetimin güzel icraatlerinden biri kongre üyeliklerini kulübün gelir kapılarından biri haline getirmek olacak gibi görünüyor. Bu yönde şimdilik kararlı görünüyorlar. Umarım geri adım da atmazlar. Böylece son dakikada 5 kuruş ödemeksizin üye yapılanların oyları kongre kararını etkilemez. Böylece zamanında birilerinin torpili ile üye olup, kulübe zerre katkı koymayanlar kongre üyeliği etiketinden faydalanamaz. Bu hamleyi alkışlamamak elde değil.

Biz Bekir ÇINAR döneminde kimsenin üyelik aidatı ödemediği dönemde 1.000 TL vererek üye olduk. O dönemde gelir durumu ortalama olup da kendilerini zorlayarak üye olan çok kişi olduğuna inanıyorum. Bilindiği üzere Bekir ÇINAR dönemi acı şekilde son buldu. Sonrasında gelen yönetimler, taraftardaki protest tavrı güçlendirme dışında bir işlev üstlenmediler maalesef. Özellikle mevcut yönetimi hariç tutarsak son dönemler fecaat idi. Ben dahil birçok kişi verdiği paraların nereye gideceğini, nasıl çarçur edileceğini bilmediği için yönetimleri protesto ederek üyelik aidatını ödemedi.

Şimdi maalesef bu protestolar, üyeliğimizin silinmesi riski olarak karşımıza çıkıyor. Diğer bir ifade ile kötü uygulamayı eleştirdiğimiz için bedel ödemek durumunda kalıyoruz. Can sıkıcı bir durum.

Öte yandan yönetime bu tavrı konusunda nasıl sonuç doğurursa doğursun destek vermek gerektiğini düşünüyorum. Yoksa kurumsal kişilik kazanmak mümkün olmayacak. Yoksa her hatalı olduğu düşünülen uygulama için kongre üyeliği aidatını ödememek gibi bir bahanenin arkasına sığınmak söz konusu olabilecek. Bu açıdan tavizsiz durmak önemli. Canımız sıkılsa da yönetimi destekliyoruz. 

Burada ilave olarak yapılabilecek şeyin eski borçları ödemeye gönüllü olanlara bir yapılandırma olanağı sağlanması olduğu kanısındayım. Bu kişilere borçlarını kredi kartına taksitlendirmek veya SMS yoluyla her ay telefon faturasına eklenmek sureti ile ödeme imkanı sağlanabilir. Bunun ise zamanlaması önemli. Bence öncelikle bu kişilerin ve tabi bizim de üyeliklerimiz düşürülmeli, akabinde borç yapılandırmasına gitmek sureti ile bu kişilerin yeniden üye yapılması sağlanmalı. Eski borçlar temizlenmeden bu kişiler üyeliğe tekrar kabul edilse dahi bunlara oy hakkı tanınmamalı. 

Öte yandan eskiden kongre üyesi olmayıp da kulübe yeni üye olacakların üye aidatları peşin alınmalı.

Son bir husus. Tüm bu yapılanların kongrede bir anlam ifade etmesi için açık oylama sistemi kaldırılarak, sandık getirilmeli. Oy kullananların tespiti açısından özellikle bu önemli. Zira önceden kongre üyesi olsun olmasın, borcunu ödemiş olsun olmasın, herkes kongre salonuna gelebiliyor, oylama el kaldırmak sureti ile yapılıyordu. Verilen oyların sıhhati şüpheli idi. Bu imkan getirilmezse oy hakkı olmayanlar da karar üzerinde etkili olacaktır. Daha da önemlisi yönetimin bu düzenlemesi anlamını ve etkinliğini yitirecektir.

Yönetime bu girişimi için teşekkür ediyoruz.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill