Ana içeriğe atla

Karalar İçinde Olun, Karanlıklar İçinde Olmayın

Şimşekler Grubu, siyah giyiyor. Adana'da cezamız sonrası ilk maçta takım tribünlerle buluşmayı beklerken, sükunet ile buluşacak öyle görünüyor.
 
Ceza almamıza yol açan maçta Şimşekler Grubu beklenenin çok altında bir performans sergilemişti. Nasıl ki en önemli maçımızda takımın oynamaması taraftara dokundu ise, Grubun da beklenenin altında kalması taraftardan tepki aldı. Tepki alması da doğal idi. Ancak tepkiler yine kişilik saldırısına dönüştü. Adamları maçı satan, satılmaya aracı olan, hain olarak niteleyenler oldu. Oysa Gruba en ağır tepki, maç içinde grupsuz tezahürat yapılarak verilmişti.
 
Adana kolay adam harcayan bir şehir. Değer, kıymet bilmeyen bir şehir. Kimleri gömmüyor ki. Şimdi kalkıp neden Şimşekler Grubu önemli diye anlatsam, yine suya yazılacak. Yarın başka bir maçta yine gömülecek Şimşekler Grubu. Böyleyiz maalesef. Eleştirmek ile öldürmek arasında kapkalın çizgiler var, göremeyecek kadar körüz.
 
Kişilik hakları ile çıkarılan iş arasında dağlar kadar fark var. Ayırmayacak kadar pervasızız. Sonunda kaybeden de hep biz oluyor.
 
Sonuç mu?
 
Bir avuç onurlu adam karalar bağlayacak ilk maçta. Sessiz soluksuz olacak. Siz takım 4 maç iyi gidince gömdüklerinizi unuttunuz çoktan, mezardakiler halen kabir azabında. Siz unuttunuz, onlar unutturmayacaklar. İyi de yapacaklar.
 
Şimşekler Grubu bir inat hikayesidir. Kendisine saldırtır, kişiliğine saldırtmaz. Saldıranı unutmaz. Destekliyorum. 

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Canları yandıysa, bunu ifade etmek Grubun en doğal hakkı. Bile isteye can yakmak için değil de bazen serzenişle, iyi niyetle söylenen sözler daha kırıcı olabiliyor. Düşmanın attığı taş değil, dostun attığı gül yaralar demiş ya Pir Sultan, o hesap. Kötü düşünenler, Demirspor üzerinden ego tatmini yapanlar, kendilerine sosyal statü yaratmaya çalışanlara söylenebilecek zaten söz yok. Demirspor onların elinden çok çekti. Onların kellifelli olanları gitti şimdi sıra yeni versiyonda: internet delikanlısı, sanal alem kralı genç nesil...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.