Ana içeriğe atla

Bucaspor:1-Adana Demirspor:0

Yine puan alabileceğimiz bir deplasmandan elimiz boş dönüyoruz.  Hiç de deplasman takımı gibi oynamadığımız, 3-4 net pozisyonumuzun olduğu, ikinci yarı tek kaleye çevirdiğimiz maçı beraberliğe bağlamalıydık en azından.  Ama Mustafa Uğur hocanın oyuncu değişiklikleri buna izin vermiyor. Bu kez sezon boyu ortalıkta olmayan Raşit'ten maçı tutmasını bekledik. En hareketli oyuncularımız Erçağ, Timur kenara geliyor, Juninho açık alanda etkili olacakken rakip takım gol atıp kapanınca oyuna giriyor.

Play-off'u hocanın hataları nedeniyle kaybediyoruz.

Maçtan önce taraftarımızın olduğu belediye otobüsünü taşlayıp kendi hemsehrilerini yaralayan, maç boyu tahriklerine devam eden Buca taraftarı küçük takım taraftarı olduğunu kanıtladı. Bir taraftar kendi maçında niye başka takım kehine tezahürat yapar, bu nasıl bir ruh hali anlamış değilim. Maç sonu küfürleri, PFDK tarafından nasıl değerlendirilecek,  göreceğiz.

200 civarı Demirsporlu, tek kelime küfür etmeden 90 dk takımımızı destekledik, maç sonu da tribüne çağırdık, tayfa da oradaydı, Yıkıla yıkıla, yine bi deplasmandan evimize döndük.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!