Ana içeriğe atla

Son İki Hafta

Bir galibiyetin bile katma değerinin yüksek olduğu bir ligdeyiz; orta-alt sıralarda puanlar birbirine yakın. Pazartesi maçlarının tamamlanmasıyla 9. sıradaki yerimizi koruduk; en son Buca galibiyetinden sonra 8. sırayı görmüştük ve sonra aşağı doğru seyrimiz başlamıştı. 16 haftada 19 puanla halen başarısız bir durumdayız; yediğimiz 27 gol de son sıradaki takımların seviyesine eşit. En çok gol yiyen 3-4 takımdan biriyiz. Devre arasında çözmemiz gereken meselelerden bir ide bu kolay gol yeme hastalığı.

Son iki haftamızda, olası 4 puan, aslında 6 olmalı, bizi düşme potasının üstünde ve play-off hayallerimizi canlı tutacak. Geçen sezon devre arasına 27 puanla girdiğimizi düşünülürse, başarısızlığımız ortada.

Rostand'ın kıpırdamaya başlaması ile birlkite hücum hattındaki etkinliğimizin artması, bizim için bir umut. O iyiye giderken Juninho durdu. Erçağ da sakatlığın etkisini atamamış gibi görünüyor. Bu ahfta rakip, Fenerbahçe galibiyetinden sonra deplasmanda Denizli'yi 1-5 geçen Fethiye. O maçın da 60 dk. 0-0 giderken birden dönmesi ilginç. Fethiye'den puanla dönüp içeride Denizli'yi yenmek şart.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!