8 Kasım 2013

Ya basta...

Oğuzhan kardeşimiz Yücel İLDİZ'in görevinden ayrılması sonrasında biraz da Hoca'nın ilk günlerine giderek düşüncelerini anlatıyor. Bu takımda taraftar haricindekilerin emanetçi olduklarını hatırlatarak önemli bir noktaya temas ediyor. Yücel İLDİZ'in hatalarında ısrar etmekle birlikte karakterli bir insan olduğuna kanaat getirdim çalıştığı dönemde. Bu vesile ile kendisine teşekkür ediyorum.

"Sezonun ilk maçında Bolu'daydık hep birlikte..Uzun süren bir aranın ardından kaldığımız yerden devam ederek armanın peşinden gitmiştik. Yine olsa yine gideriz.
 
Maç sonucunda skor olarak gerideydik. Hep birlikte takımı ve hocamızı çağırmıştık trübüne. Onlara olan inancımızı aktarmak için. Futbolcular bir an için duraksamıştı ne yapsak diye. Çoğu alışkın değillerdi çünkü bu duruma. Daha yeni tanışıyolardı Şimşek Yürekli Çocuklarla…
 
Yücel Hoca da aynı keza. Hoca’yı da çağırdık yanımıza ama o ilk önce uzaktan el sallamayı tercih etmişti... Sonrasında ısrarımız sonucunda zoraki gelmişti yanımıza... Oyuncularımıza ve hocamıza ne kadar inandığımız belirtildi. Tüm samimiyetimle söylüyorum, o gün Yücel hocaya inancım kayboldu benim. Yüzünde "ben işimi yaparım, paramı alırım, olmazsa valizimi toplar giderim" ifadesi vardı. Belki de o an bana öyle geldi. Yanımdaki arkadaşlara da belirtmiştim bu düşüncemi. Keşke o gün bana öyle gelseydi. Keşke bu düşüncemde haksız çıksaydım.
 
Ve olmadı...Yine bize hüsran oldu geçen haftalar.Mavi Yürekli Çocuklar bir türlü hak ettikleri sevinci yaşayamadılar henüz.
 
Yönetim,teknik heyet ve futbolcularımız:hepsi emanetçiler sadece. Asıl olan Adana Demirspor’dur. Asıl olan Adana Demirspor’un bu yola gönül vermiş taraftarıdır. Keşke görevini en iyi yerine getiren taraftarları biraz örnek alsa emanetçilerimiz. En azından emanete sahip çıkarak onurlandırırlar o zaman bizi…
 
Umarım isimlerle birlikte kötü olan her şey değişir..."

Hiç yorum yok: