Ana içeriğe atla

Türkiye Kupası

Benim açımdan klasik bir yazı olacak. Defalarca yazdım kulak asan olmadı, yine kulak asan olmayacak da belki aynı fikirde olanlar vardır takım içinden.
 
Türkiye Kupası maçı var yarın. Maça mutlak galibiyeti amaçlayarak çıkmalıyız.
 
Çünkü;
 
-Demirspor forması giyen kişi ciddiyetsiz özel maç dahil maç yapamaz, yapmamalıdır.
-Borcumuz gırtlağa kadar iken Türkiye Kupası gelirlerine sırt dönülemez.
-Türkiye Kupası'nın performansı olumsuz etkilediği hususu doğru değildir. Örneği çeyrek final oynadığımız sezondur, o sezonki başarısızlığımız kupadan değil, şaibedendir, takımın karakterindendir.
-İdmanda kemik sesi duyunca iyiye yoruyorsak, ciddi maçları da lig için iyiye yormamız gerekir.
-Türkiye Kupası bir vizyon işidir. Futbolcunun tanınırlığını artırır, geleceğe yatırımdır.
-Türkiye Kupası takım içi rekabeti artırır.
 
Yenmeliyiz, savaşmalıyız, rakip kim olursa olsun.

Yorumlar

Unknown dedi ki…
geçen seneki 1461 örneği var feneri ve galatasaryı yenerek yapamayacakalrı reklamı yaptılar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!