Ana içeriğe atla

Adanaspor A.Ş:2-Adana Demirspor:2

Adana derbisinde 1-0'dan 2-1'e getirdik skoru, mağlup durumdan maç çevirmeyi pek yapamayız ama oyunu birazcık tutamadık ve hep yediğimiz türden bir gol yedik. Maçın hakkı beraberlikti diyebiliriz. İki takim da orta sahayı kalabalık tutup oynatmamayı tercih etti.
İlk yarıda Mehmet Eren'le etkili olduk ama forvetimiz etkisizdi, topu ileride tutamadık. İkinci yarı topla daha çok oynadık ama Rostand yüzünü bir kez kaleye dönebildi ve onda da golünü attı.
En nihayetinde kaybedilen 2 puan var. Mücadeleyi skora çevirmemiz gerekiyor artık.
Maçın asıl galibi 2000 kişiyle stadı esir alan Demirspor taraftarıydı! Helal olsun hepinize.

Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Biz böyle 4-2-4 taktiğiyle oynadığımız sürece, o mücadelenin skora yansıması biraz zor. Hoca maç sonunda serseri bir toptan ikinci golü yedik diyor. Şansızdık, kısmetsizdik diyor. Yani işimiz şansa, kısmete kalmış. Sadece puan durumuna, yediğimiz gole baksan başarısızlığın boyutunun ne denli büyük olduğunu bile ortada. Önümüzdeki Mersin maçı da kısmete, şansa kalacak olursa baya kötü bir sonuçla karşılaşabiliriz. Bu maçın hakkı beraberlikti, taraftarımıza helal olsun.
Unknown dedi ki…
güney maratonda izledik maçı bizim yaşlı tayfayla gayet rahattık tribünde aslında sahadada üstün olan bizdik ilk golü bu kadar kolay yemeseydik maçı kazanabilirdik.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!