Demirspor'a dair iyi veya kötü sadece propaganda kokan haberlere artık taraftar inanmıyor. Kapalı kapılar ardında olup bitenlerin ardından dışarıya yansıyan destek ya da köstek sloganları inandırıcı olmuyor. Artık twitter, facebook ve pek çok site aracılığı ile herkes görüşünü bildiriyor; konulardan haberdar oluyor. Böylece birilerinin yaratmaya çalıştığı gündem oldukça sakil kalıyor. Bunları Balıkesir maçı sonrası esen olumsuz hava için yazıyorum. Takımda olan biteni ya sonuna kadar desteklemek ya da ölümüne kötülemek gibi bir hastalığımız var. İyiye iyi, kötüye kötü demek; yeri geldiğinde eleştirip yeri geldiğinde övmek (eleştirel destek diyorum ben buna) değil keskin bir şekilde taraf tutmak genel bir kabul olmuş durumda. Her şeyi süt liman ya da kara basan gibi gösterme çabalarında taraftarı etkilemek artık daha zor. Çünkü herkes olan biteni rahatlıkla yorumlayıp kendi gündemini oluşturabiliyor. Yöneticiler yakın olmak uzak olmak gibi bir dertleri yok. Demirspor gündemi, kapalı kapılar arkasına sığmıyor artık.
Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...
Yorumlar