Ana içeriğe atla

Sorumluluk

Taraftarımızla ev sahibi gibi olduğumuz Ankara'dan yenik döndük. Biz alışmışız çokça üzülmeye, az da olsa sevinmeye, yine üzüldüğümüz haftalardan birini yaşadık.
 
Takımımız yeni sezona arkasına taraftar desteğini alarak, geçen senenin bölünmüş yapısının aksine tek vücut ve inançlı başladı. Ancak şu ana kadar o bütünlük duygusunun skorlar üzerinde etki göstermediğini kabul etmemiz gerekiyor.
 
Bu durumda sorumluları da vurgulamakta fayda var. Hemen yüklenip, ilk kötü gidişte tefe koymak değil amacımız kimseyi, lakin, hatırlatmakta fayda var.
 
Taraftarların (biz de dahil) karşı olduğu eski yönetim 4,5 milyon TL bütçe ile bu takıma play-off oynattı, yeni yönetim 9 milyon TL bütçe ayırdı transfere, yani eski yönetimi (belki de borcumuzu da) ikiye katladı, performans açısından ise aynı şeyi maalesef söyleyemiyoruz.
 
Gerek kongre sürecinde ve gerekse taraftarlarla yönetim arasında gerçekleştirilen toplantıda yönetimin gençleşmeye ve alt yapıya önem vereceği beyan edildi, ancak bunun meyvelerini sahada henüz göremedik.
 
Yücel İldiz Hoca'dan gelirken hepimiz mutlu ve umutluyduk ama henüz istediğimiz yönetimi kenareda göremedik.
 
Bu takımın en yetenekli oyuncularından Juninho, bitirici noktalarda görevlendirilmedi ya da görevlendirildiği noktaya, oyun kurgusu yüzünden, bir türlü gelemedi. Diğer golcümüz Rostand, beklentilerin çok ama çok altında kaldı.
 
Birol ile haftalardır duran topları harcıyoruz, ısrarla topun başında kendisini görüyoruz.
 
Bir de Şener mevzuu var. Şener ÖZCAN Demirspor'da efsane olmuştur, bunu kimse değiştiremez. Metin AKTAŞ'ın yedeği olmuş, kaleyi ondan devralmıştır. Bizi resmen şampiyon yapmıştır ama yine yedeğe alınmış, bu kez Ramazan Kurşunlu'dan kaleyi devralmıştır. Hem savaşçı kişiliği ile hem de kritik kurtarışları ile gönülleri fethetmiş, bize uygun adam olmuştur. Ancak bu sezona Şener de istediğimiz gibi başlayamadı maalesef. Başlangıç aşaması hayal kırıklığı idi. Şener'in hakkını oynadığı 7 maçla yerle yeksan edecek değiliz elbet. Her zaman parçamızdır.
 
Tüm bu saydığım hususlar dönüp dolaşıyor Yücel İldiz'de birleşiyor. Performansı düşük oyuncularda ısrar, hatalı uygulamalarda ısrar, takım içi rekabete fazla prim verilmediği kanısı uyandırıyor. Oysa bu dönemlerde forma biraz el değiştirse, kimse yerinin garanti olmadığını bilse takıma daha olumlu yansır diye düşünüyorum.
 
Aslında tam zamanı. Gencecik Aybars alındı. Saç baş yolacaksak, zaten yoluyoruz, biraz da Aybars için yolsak ne çıkar? Gencecik Emre Selen'imiz var, biraz da o hatalı goller yese, Şener abisi onu teselli etse ne kaybederiz? Teknik heyetten başarılı işleyen bir çarkı bozmasını istemiyoruz. Başarısızlığa gençlerle müdahale etmesini istiyoruz.
 
Böylece beklentilerin altında kalan yönetim de vaatlerinin bir kısmını uygulamaya geçirmiş olacaktır.

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Yönetim-teknik ekip arasında bir görüşme kaçınılmaz görünüyor. Bunun sonucunu ve inandırıcı açıklamaları da kamuoyuyla paylaşmalarını bekliyoruz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ