Ana içeriğe atla

İlk 5 Hafta Sonunda

İlk 5 hafta sonundaki durumumuz, geçen senekinde bir gıdım daha iyi olsa da yine umut verici değil. Acil bir galibiyet gerekli. Geçen sezon 6. haftadaki Adanaspor galibiyetiyle başlayan yükselişin bu sefer de olmasını umuyoruz. Bu kez eşik Bucaspor maçı olabilir mi? Geçen yıl ilk maçta Buca 6-10. haftalar arası 5 haftalık galibiyet serimize son vermişti. Bu kez tersi olsun ve galibiyet serisinin başlangıcı olsun. İkinci maç 5-5'lik skorla tarihe geçmişti. 2. Lig deneyimimizden aşina olduğumuz rakibimizle toplamda resmi maçlarda karşılıklı üçer galibiyetimiz var.

Takımda genel olarak tıpkı geçen yıl olduğu gibi taşların yerine oturmadığını görüyoruz. Halbuki transferler görece erken bitti ve takım daha derli toplu bir hazırlık süreci geçirdi. Buna rağmen son dakika transferleri boşlukları doldurmak yerine yeni kırılmalar yaratmış gibi. Şimdi bu kırılmaların düzelmesini bekliyoruz.

Yücel Hoca'nın Rostand -ya da Kouemaha- ısrarında devam edeceği görünüyor. Umarım bu ısrarı bize daha fazla zarar vermeden olumlu sonuçlar getirmeye başlar. Orta sahada Efe-Mehmet Eren-Bilal benzeri görevleri yapan oyuncular durumuda. Rostand daha çok bunların önünde ve Juninho ise en ileride oynuyor izlenimi verse de Juninho'nun yeteri kadar beslenemediğini söylemek mümkün. Bu aracılık görevini ağır Rostand'la ypmak yerine bu benzer görevi yapan üçlünün dağlımını değiştirerek yapabiliriz. Geçen yıl bu işi daha hareketli Erçağ yapıyordu ama onun sağ açık pozisyonu kesinleşti gibi görünüyor. Belki hareketliliği kanatlara taşımak açısından iyi oldu -Samsun maçında ikinci golün asisti nefisti- ama orta sahadaki üretkenliğimiz de azaldı.

5 hafta sonunda teknik taktik olaylardan çok takımın isteksizliği ve bir türlü o atılımı yapamamasından sıkıntılıyız. Bir galibiyetle bu değişimin havası yakalanırsa herkes olduğu yerde kalsa bir ibre olumluya dönebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir