Ana içeriğe atla

Adana Demirspor:5-Bucaspor:4

Geçen seneki senaryonun aynısı yaşanacaktı, ucundan döndük! Demirspor tesisinden girenoyuncuya birşeyler oluyor, isimler değişse de yaşanan kanser değişmiyor!

Ilk yarida 4 gol bulmuşuz, ilk kez yenik durumdan maç çevirmişiz ama kimse rahat değil. Çünkü bu takim Demirspor!

Rakip ikinci yarida rakip saldiriyor, golü buluyor ama bizim kulübe bunu seyrediyor. Halbuki rakip 2 oyuncu değiştirmişti. 3 gol yedik ama düşen ortasahaya mudahale 80.dkda geliyor.

Sene basindan beri elestirsek de Erçağ, isteği ve arzusuyla bu maça etki etti. Kaleci Şener ise bize Ramazan'i hatirlatti!

Sonuç olarak kazandık ama yine güven vermeyen bir takimla başbaşayiz.

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Ben Şener'e pek kabahat bulmadım açıkçası. Gol yediği iki yan topta da kafayı vuran kişinin yanında bizim iki defans oyuncumuz var. Onu topa vurdurmayabilirlerdi, vursa dahi pozisyonunu bozabilirlerdi. İlk gol ile son gol zaten Şener ile ilgili olmasa gerek.

Defansta konsantrasyon sorunu olduğu açık.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!