Ana içeriğe atla

Bolu Deplasmanı

Boluspor maçı ile ilgili olarak;

 -Takımın geçen sene aksaklık gösteren Yusuf'un sakatlanması ve Lawal'ın satılması sonucu zayıf noktamızı oluşturan ön libero mevkisine defansif bir oyuncunun alınmamasının başımızı ağrıtacağı.

 -Mevcut savunma hattı ve orta saha oyuncularının Rostand-Erçağ-Juninho-Mehmet Eren dörtlüsünün yükünü taşıyamayacağı.

 -Orta sahadan kanatlara şişirilen toplar ile Juninho'dan fayda alınamayacağı, Erçağ ve Mehmet Eren'in bu isteksizlikleri ile bu şekilde oynamanın anlamsız olduğu.

 -Yapılacak transferler ile eğer yapılamıyorsa Mehmet Eren-Erçağ ikilisinden birinden vazgeçerek defansın önünde Efe, sağ içte Gökay, sol içte Yusuf üçlüsü ile pas yapan topu ayağında tutabilen oyuncular ile orta saha sıkıntımızı çözmemiz gerektiği.

 - Efe ve Gökay hariç gelen olarak takımın isteksiz olduğu, umut bağlanarak alınan Mehmet Eren-Rostand ikilisinin isteneni veremediği, iç transferde güvendiğimiz Erçağ-Keremcan ve Juninho'nun geçen seneden uzak oldukları, Yiğitcan'ın gidenlerden ve kalan Burak'tan daha iyi olmadığı.

 -Sezonun ilk maçında görüntünün bu olduğu oyuncuların performanslarının yükselebileceği düşebileceği fakat kurgusal ve taktiksel olarak bu şekilde skor almanın zor olacağı düşüncesiyle....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!