Ana içeriğe atla

Tuncel'le Görüştük

Bugün Adana Demirspor'da yönetim-taraftar ilişkileri üzerine önemli bir gün yaşandı. Taraftarın isteği ve yönetimin onayıyla başkan Tuncel ile Şimşekler Grubu temsilcileri başta olmak üzere farklı şehirlerdeki Demirspor taraftarlarının temsilcileri başkan Mustafa Tuncel ile bir araya geldi.

Yönetimin bu konuda bir adım atıp taraftarın sesini doğrudan dinlemesi ve dikkate alacağını belirtmesi oldukça olumlu bir adım. Kimi detayları ve yorumları daha sonraya bırakmak kaydıyla neler konuşulduğunu özetleyelim:

Toplantıya, Ankara'dan ben ve Onur Biçer katıldık; Adana'dan mahalle temsilcilerinin yanı sıra ayrıca İstanbul, İzmir, Eskişehir, Yozgat, Kırşehir, Çanakkale'den arkadaşlar vardı.

Özkan arkadaşımızın vefatı nedeniyle toplantıyı kısa tutmaya karar verdikten sonra Başkan Tuncel tek başına salona geldi-yönetimden başka isimler de olabilir diye bekliyorduk- ve herkesin elini tek tek sıktıktan sonra 10-15 dk.lık bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, "tesislerde ilk defa böyle bir toplantı yapılıyor" diyerek başlayan Tuncel, seyircisiz maç izleyince seyirciyle ilgili görüşlerinin değiştiğini, taraftarsız kulübün borçsuz olsa da başarılarının bir anlam ifade etmediğin dile getirdi. Tuncel, "eskiden taraftarın ne dediğini önemsemezdik" diyerek daha önceden bizi eleştiren arkadaşlar burada, eleştirileri önemsiyoruz, taraftara bakışımız değişti" şeklinde konuştu. Ardından Demirspor'da uzun vadeli ve istikrarlı bir yönetim oluşmadığından yakınarak şu anda 13 milyon borçlarının olduğunu ve hiç bir yeni borç olmadan ve aynı ligte kalarak bu borçların en az 3 yılda temizlenebileceğini vurguladı. Ancak Demirspor camiası ve taraftarı her zaman beklenti içinde olduğu için gelen yönetimlerin şampiyonluk hedefinden başka bir yol izlemeyeceklerini söyleyen Tuncel, "ben başkan olmak istemedim, koltuk heveslisi değilim ama şartlar gereği ve alternatif olmadığı için başkanlığa ikna edildim. Şu ana kadar herkes beni desteklediğini söylüyor acaba durum gerçekten böyle mi" diyerek sözü taraftara verdi.

İlk olarak konuşan Şimşekler Grubu liderlerinden Adem Tel, Tuncel'in taraftarla birlikte yönetme düşüncesine sevindiklerini söyledi ve Turgay Biçer gibi bir mentorla olan iletişimin öneminden bahsetti. Özellikle kalıcı gelir konusunu önemsediklerini söyleyen Adem Tel, bu buluşmaların tekrarlanmasını istedi.

Ardından Ankara Tayfası adına Onur Biçer söz aldı. Kendisi yorumlarını burada ayrıca yazacaktır. Ancak özetle daha önceden oluşturduğumuz Taraftar İlkeleri çerçevesindeki konulardan bahsetti. Başkan olarak kendisinin bunları yapabilecek kudrette ve sorumlulukta olduğunu söyleyen daha önceki eleştirilerimize dair bize özür diletecek adımlar atılmasını beklediğimizi söyledi. Ardından hazırladığımız İlkeler ve Kalıcı Gelir Projeleri'ne dair metni kendisine verdi. Ben de -yine ayrıca bir yazıda belirteceğim- eleştirilerimizin kişisel olmadığını Mustafa Tuncel ya da x,y,z şahsının değil Demirspor'un önemli olduğunu söyledim. Daha önceki deneyimlerimizden bir şeyler öğrendiğimizi ve bundan sonraki adımlarımızın tarihin bu öğreticiliğinden yola çıkması gerektiğini belirttim.

Daha sonra söz alan İstanbul'dan Faruk arkadaşımız, "kalıcı gelir şampiyonluktan önemlidir" diyerek daha önce birkaç kez başvurmalarına rağmen kulübe üyeliklerinin red edildiğini söyledi ve üyelik konusunun kolaylaştırılması gerektiğini vurguladı. Söz alan diğer arkadaşlarımız, yönetim içinde Demirspor ruhuna aykırı işler yapanların ayrılması gerektiğini, kombine fiyatlarının indirilmesi gerektiği konularını öne çıkardı. Ayrıca, Zonguldakspor'la oynanması beklenen maçın durumu soruldu.Başkan Tuncel bu konuda, kombineleri doğrudan gelir kaynağı olarak önemsediklerini vurguladı ve henüz açıktan satışa geçilmediğini söyledi. Zonguldakspor maçı ile ilgili olarak sezon açılışı planlamasının henüz yapılmadığını ve konunun belirsiz olduğunu belirtti.

Onur Biçer ayrıca Erman Özgür'le yolların ayrılması durumunda kendisine bir teşekkürle veda edilmesi gerektiğini vurguladı.

Toplantı sonrası genel olarak hava olumluydu. Tabii ki cenazeye geçildiği konuyu kendi aramızda konuşamadık ancak böyle bir toplantının olması dahi mutluluk vericiydi. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill