Ana içeriğe atla

Pankart Yasakları

5 Ocak Stadı'ndaki pankart asma yasağı ile ilgili Mete Serbes Radikal Blog'ya yazdı; http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/adanaya-ihanet-etmeyin-28138

Yazarın belirttiği gibi, Adana Demirspor pankartları, tüm Türkiye'de bilinen ve başta bölge takımları olmak üzere pek çok kesimce taklit edilen el emeği ve fikir ürünü işler. Ama yasağın ardında Demirspor tribününe özel bir durum yok.

Esasen bu yasak başka kentlerde de var. Örneğin Ankara'da. Arena türü statlarda zaten pankart kültürü yavaş yavaş yok oluyor, pankart asacak yer bile yok. Nedenlerin başında, Emniyet'in aldığı "güvenlik" kararı geliyor. Biliyorsunuz, polis kamerası çekim yapıyor maç boyu ve pankartlar bu çekimleri zorlaştırıyor. Tribüne müdahale etmek gerektiğinde, polisin içeri girmesi ya da içeriden birinin çıkarılması (bazen olduğu gibi ambulansa götürülmesi sırasında) zorluk çıkardığı için pankartlar yasaklanıyor. Keza reklam panolarının engellenmemesi için be bu tip yasaklar geliyor.

Ethem Sarısülük'ü vururken yukarı "kayan", Ali İsmail Korkmaz'ı kuytu köşelerde döverlerken kaydı silinen kameralar için  tribün ahalisini "korumak" adına pankartlarımız engelleniyor; işin özü budur.

*Twitter'da #5OcaktaPankartYasağınaHayır hashtagiyle bu konuda gündem yaratılıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!