Ana içeriğe atla

Bütçe...

Cevapsız bırakılacak sorularımıza bütçe faslı ile yeni bir yönetim döneminde yine başlıyoruz. Aynı nakaratı kaç defa daha söyleyeceğiz kim bilir? Demirspor'da değişim zor, direneceğiz değiştirmek için, onlar da direnecek değişmemek için. Biz işimize bakalım, analize başlayalım.
 
Öncelikle belirtmem gerekir ki; futbolcuların 26 ila 32 arasında değişen maç başı ücretlerini yatırmayan, bunları senetle yeni yönetime iteleyen, şeffaflığın kenarından geçmeyen ve tüm bunların doğal sonucu olarak BORÇLARIMIZI %50 ORANINDA ARTIRAN Önder Serin yönetimi, yatacak yeriniz yok!
 
Tuncel yönetimi 9 milyon TL bütçe hazırladı. Bütçenin sadece transfer bütçesi mi, yoksa kulübün bütçesi mi olduğunu bilmiyoruz. Diğer kulüplerin yaptığı harcamaların aynı konuşma içinde verilmesinden yola çıkarak transfer bütçesi olduğunu varsayıyoruz.
 
Öncelikle Tuncel yönetimi lafı evelemeden, gevelemeden söylemelidir. "Bu takımın tek hedefi vardır, o da şampiyonluk." Bunu söylemek zorundadır, çünkü devraldıkları takım bu sene açıklanan transfer bütçesinin yarısı ile play-off oynamıştır. Harcamayı iki kat artırıp hedefi düşüremezsiniz. Başka takımlar şunu yapıyor diye önümüze koyacaksanız, hemen hedef değiştirin, ligi orta sıralarda bitirip borçları yarı yarıya azaltmaktır hedefimiz deyin.
 
İlk sorumuzu soralım: Yönetimin açık ve net hedefi nedir?
 
Geçen senenin yönetiminden bir ders daha aldık. Kendilerince bir transfer bütçesi açıkladılar, sonra sürekli futbolcuların peşinatlarının ve primlerinin ödenip ödenmediği hakkında bilgi verdiler. Maç başlarını unutturma politikası güttüler.
 
Yönetime ikinci sorumuz: Bütçe olarak açıkladığınız rakama primler dahil midir?
 
Bir diğer husus borçlarımız ile ilgili. Açık ve net söyleyeyim, insanlar benimle dalga geçsinler, Adana Demirspor kulübü kapanmaya doğru gitmektedir. Bir Sakarya, bir Kocaeli vakaları yanı başımızdadır. Ancak Demirspor camiasını uyutan da -tam sıcak paraya bağımlı ülkelerde olduğu gibi- sıcak paradır. Nakit akışının sağlandığı, çarkların döndüğü dönemlerde problemler arka plana atılır. Bir senede tek bir kalıcı gelirimiz olmadan, alt yapıdan tek bir oyuncu üretmeden, satmadan borcumuz yarı yarıya arttı. Yakın zamana kadar borçsuz olan bu kulüp hızla üretmeden tüketiyor. Bunu bir not edelim, tarih beni utandırsın.
 
Yalnız olduğunu beyan eden Serin yönetiminin bile kasasına en az 11,6 milyon TL para girdiğini 30 Mayıs 2013 tarihli "Kongreye Giderken -1" isimli yazımızda belirtmiştik. Şimdi belediyeden aylık olarak daha yüksek para girişi sağlanacağı, para girişinde sıkıntı, kesinti yaşanmayacağı dile getiriliyor. Ayrıca hesaplama yaparken iddaa gelirlerini düşük tutmuştuk, hedef şampiyonluk olacağına göre oradan da gelirler artacaktır. Taraftarlar bu yönetime Serin yönetimine olduğu kadar tepkili değiller, kombine gelirleri de artacaktır. Kalıcı gelir sözü de verildi. Tablo bu iken iki sorumuz daha var:
 
Yönetim mali şeffaflık uygulayacak mıdır?
Borçların ne kadar azaltılması planlanmaktadır?
 
Borçlar azalmayacaksa yönetim şimdiden mali anlamda başarısızdır benim gözümde. Kulübü uçuruma yuvarlayanlara bir el de bu yönetim atmış olacaktır.
 
Cevapsız sorularımız böyle. Sezon başlıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!