21 Mayıs 2013

Maçı Bırakmayın...


4 periyotluk serinin ilk 2 periyodunu 2-0 yenik kapattık. İşimiz belki biraz zorlaştı, ancak hiçbir şey bitmedi. Bugün bana geçmiş olsun dileklerini ileten herkese söyledim bunu!

Açık konuşacağım. Birçok Demirsporlu'nun söylediği şeyi ben de dile getireceğim. Sezon başında, ilk 5 maçta ancak 2 puan toplamadan da önce, bu yıl çıktığımız ligden düşmeyelim yeterdi. 5 maç sonunda umutlar azalmıştı, yönetim istifa etsindi.

Adanaspor maçı ile birlikte yükselişe geçtik. Devre arasında giden futbolculardan sonra kan kaybettik. Daha güç puanlar almaya başladık. Sonra düşmemeyi garantiledik. Playoff olmasa da olurdu. Bu yönetimle çıktığımız gibi düşerdik, üstüne bir sürü borçla!

Playoffa kalma ihtimali doğunca, süper lige biraz olsun yaklaşınca playoffu da istedik. 18 yıllık hasret bitsindi. Bir ligde playoff varsa, Demirspor o playoffta yer alırdı. Öyleydi, doğru.

Playoff bizim işimizdi ama, yıllardır playofflardan gözü yaşlı döndüğümüz de yadsınamayacak bir gerçek. Sadece iyi günde değil, kötü gününde de Demirspor'un yanında olan taraftar için, bu maçın sonucunun çok da önemi yoktu. Bu takım mevcut şartlarla, epey büyük bir iş başarmıştı. İlk senesinde, yıllardır bu ligde top koşturan takımların önüne geçerek playoffa kalmıştı.

Yıllardır bu takımın peşinden giden, hangi ligde kiminle oynadığına bakmaksızın armanın peşinden giden taraftar için, üstelik rövanşı da olan bir karşılaşmadan mağlup ayrılmak büyük bir yıkım değildi. Ama bazıları, ki onların amacını anlayamıyorum, koltuk kırmayı ve bunları bardak sularla birlikte sahaya atmayı marifet saydılar. Takıma, maçın gidişine zarar verdiler, taraftara leke sürdüler.

Maç sonucuna üzülmedim, olaylar üzdü. Maçın telafisi var, başına 7 dikiş atılan TRT kameramanında bunun izi sonsuza kadar kalacak! Üzgünüm...

Rövanş maçında istedikten sonra kazanabileceğimizi biliyorum,18 yıldır uzak olduğumuz bir lige bu kadar yaklaşmışken bırakmayalım.

Hiç yorum yok: