Ana içeriğe atla

İki Ayaklı Maç Olduğunu Unutmayalım

Yarınki Manisaspor maçı, bundan önceki play-off maçlarından farklı bir duruma sahip. Daha öncekilerde her şey tek maçta belirlenirken, şimdi iki ayaklı bir sürece çıkıyoruz. Ne ilk maç ne ikinci maç tek başına önemli; ikisini birlikte düşünmeliyiz.

Uzun süredir böyle çift maçlı eleminasyona girmemiştik; en son Gençlerbirliği ile oynadığımız çeyrek final maçı bu şekildeydi. Kendi sahamızda 1-0 kaybedince her şey bitti sanmıştık ama ikinci maçta durumu 2-1 öne geçtiğimizde işler birden değişti; skor 2-2 olana dek.

Aynı şekilde ilk maçtaki bir yenilgi her şeyin sonu olmayacak. Şimdi durum daha ciddi. İki maça da aynı ciddiyetle çıkmak gerekli. Bu saatten sonra teknik taktikten daha çok, disiplin ve maçı isteme gibi kavramlar daha önemli gibi görünüyor. Sezon boyu bir iki maç hariç hemen hemen aynı şekilde sahaya çıktık. Yarın da aynı dar kadro, elinden geleni yapacak. Kimin oynadığı, hangi dizilişle oynadığımız o kadar da önemli değil. Sahaya çıkan tüm futbolcuların aynı şekilde mücadele etmesi gerekli. Sezon boyu futbolcuların isteği, bizi bu noktaya getirdi; şimdi "biraz daha gayret" isteğimizi yinelemek gerekli.

Çok gol atan ve çok gol yiyen bir takımız. Büyük ihtimalle bu iki maç için de geçerli olacak, yine gol atıp gol yiyeceğiz ama iki maç sonunda bizim daha çok atmış olmamız yetecek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!