Ana içeriğe atla

Keyifli Bir Gün...

1 mayıs günü bizim için çok güzel geçti. Sabah erkenden buluşup garın önüne yürüdük. Burada bir süre bekleyip hem Demiryolcularla hem de diğer takım taraftarları ile sohbet ettik. Ankara'da bir şenlik havası hakimdi diyebilirim. Sabah İstanbul'daki müdahalelerden haberdar olunsa da sağduyu kaybolmadı.

Bizim bu sene amacımız Demiryolları'ndaki özelleştirme sürecine vurgu yapmaktı. Bu doğrultuda bir pankart hazırlayıp özelleştirmeye karşı mücadele eden Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ile birlikte alana girdik. Atkılarımız, pankartımız, formalarımız ile oldukça ilgi çektik. "Ben de Adanalı'yım" diyerek yanımıza gelen, pankartla fotoğraf çektiren onlarca kişi oldu. Hatta alana girerke üst aramasında bile Adanalı polise denk gelmem "yok artık" dedirtti. Alana girişte güzel bir anonsla karşılandık. Benim açımdan keyifli bir sabahtı.

Akşam ise Ankara Tayfası halı saha geleneğini başlatma adına bir adım attık. Aslında yıllar önce bir iki maç yapmıştık, ama gelenek haline getirememiştik. Umarım bu sefer daha uzun soluklu bir iş çıkarırız. Yeni arkadaşlarla tanışmak, kaynaşmak için güzel bir fırsat oldu.

Mayısın ilk günü, neşeliydi, keyifliydi, umut vericiydi...





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!