Kartal maçının özeti hakemin kalemimizi kırdığı gerçeğidir. Hakem dün tek hareketi ile maçı bitirdi. Bizim bocalayarak ikinci golü yememiz ise duruma tuz biber ekti. Ülke futbolunun içinde bulunduğu durum ve karmaşık ilişkiler yumağında başınıza böyle kazalar gelmesi normal, biz de onu yaşadık.
Asıl takılmamız gereken nokta deplasmanda düşme potasında olsa bile , ligin en kötü takımı olsa bile kaybedilen üç puan değil kendi evimizde kaybedilen puanlar olmalı. Yıllardır yazıyor söylüyoruz bu kadar taraftar ile kendi evinde bu kadar puan kaybetme lüksün olmamalı. Hele bu puanların bir kısmını ciddiyetsizlikten kaybediyorsan bunun bir açıklaması olmalı.
Düşme hattında olan üç takım ile önemli maçlar yapacağız bu maçların ikisi kendi evimizde olacak. İster oynayarak, ister savaşarak nasıl kazanacaksanız bu maçları kazanın. Özür, mazeret, şansızlık her türlü bahane bitti. Çıkın ne yapacaksanız yapın bizi play-off'a oradan da süper lige taşıyın.
Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...
Yorumlar