Ana içeriğe atla

Twitter Gündemi

Dün tarihi(!) maçtan sonra, twitter'da gündem biraz farklı bir yere kaydı. Bazı Demirsporlu arkadaşlar "koyduk mu" tezahüratını eleştirdi. Ben de onlara dahildim. Ligin en çok gol yiyen ikinci takımının taraftarının böyle sevinmesini garip bulduğumu yazdım. Tamamen kişisel görüşlerimizdi.

Bize karşı olarak da, başta Şimşekler Grubu'nun liderlerinden Ramazan Ölçer ve diğer bazı arkadaşlar tepki verdi; "o tezahürat yüzünden mi 5 gol yedik" diye çıkıştılar.

Ramazan, bu sabah twitter'da yeniden yazdı; bu sefer daha sakindi! Dün geceki gündemi eleştirerek, bu tezahürat konusunun bu kadar büyütülmesine gerek olmadığını yazdı.

Haklılar, o tezahürat yüzünden yenmedi o goller. ADS yaparken de yedik, başka zamanlarda da... Çünkü çok gol yedik!

Benim kastım ne sadece Buca maçı, ne de yenen gollerdi. Daha önce -içerideki Ankaragücü maçından sonra- yazmıştım bu konuda. Ben her türlü küfürlü tezahürat gibi bunu da yakıştıramıyorum bizim tribüne.

Ama kimseye şunu söyleyin bunu söylemeyin gibi tezahürat konusunda yön verecek durumumuz yok; olamaz da. İsteyen istediği tezahüratı yapar. Benimkisi/bizimkisi sadece temenni...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!