Ana içeriğe atla

Konya Deplasmanından #1

Konya deplasmanında yerini alan Ankara Tayfası'ndan deplasmanla ilgili yazılar gelmeye başladı. İlki Ali Çağatay Biçer'den:

" Taraftarıyla, Futbolcusuyla İnanmışlar Ordusu

Gece uyku uyuyamadım, dile kolay Şimşekler Grubu ilk deplasmanını yapıyordu ve Adana'dan 14 Otobüs 5 transit gidiyorduk, heyecan yüksekti. Sabah 5'te Tayfa'dan Müslüm Abi'yle beraber yola koyulduk bir arkadaşım ve kuzenimle ADS Store'ye vardık. Herkesin coşkusu sabahtan, yola çıkmadan belliydi. Stad çevresinde bira içen dostlar da vardı. Bizde ortama ayak uydurduk sabah 6.00 gibi biralarımızı aldık içmeye başladık, yola koyulduk. Otobüste dost muhabbeti yaptık herkesle.

Ankara Tayfa yaklaşık 20 kişilik bir grupla,'Biz DemiryoluEmekçilerinin Takımıyız ' pankartıyla trenle geliyordu. Stada vardığımızda Ankara Tayfa yerini almıştı zaten.Kalabalık müthişti, bize ayrılan bölümü tamamen doldurduk. Maç başlamak üzereydi artık. Ben nasıl olursa olsun zaten stadı yıkacağımızı biliyordum ama bu kalabalık stadı havayı uçururdu. Maç öncesi takımıza doping etkisi yapmak için tezahuratlara başladık, inanmışlar ordusu görevini yapıyordu Konya taraftarının sesi çıkmıyordu bile bizim yanımızda.

Maça iyi başlayan ve golü bulan Konya oldu ama biz inanmışlığımızı kaybetmedik beraberliği,
yakaladık rakip 10 kişiydi tam maçı alacağız derken anında bir gol yedik sonra bir tane daha... Ama inanmışlar ordusu vardı, bu maçı alacaksınız diye haykırıyordu. 

86. dk'da tribün abilerimizden Adem Abi : "Bu maç 3-3'te olabilir, böyle de bitebilir. Bunu ŞİMŞEKLER GRUBU belirleyecek. Şimdi bağırmak mı istiyorsunuz, susmak mı?" dedi. Tüylerimizi diken diken eden konuşmadan sonra stadı adeta yıkmaya başladık ve golü de bulduk 88'de sonra 90+'da bir gol daha1

Bu beraberlik normal bir galibiyetten çok daha anlamlı oldu. O an bir kere daha anladım ki bir taraftar grubu ancak bu kadar etki eder takıma. 'Bizler inandık, siz de inanın' dedik, onlarda inandılar. Ben inanıyorum ki demeyeceğim, biliyorum ki bu takım bu sene bu taraftarın 20 yıldır hasretini çektiği süper lige çıkaracak bizi. Tribün böyle devam ettiği sürece Şampiyon biz olacağız! 

Burdan bir daha bastıra bastıra söylemek istiyorum Şimşekler Grubu deplasmanlara devam etmeli. Lokomotif ilerliyor, Demirspor şampiyonluğa koşuyor."

Yorumlar

müslüm dedi ki…
Çağatay eline sağlık, çok güzel yazmışsın ama Pozantıda mola verdiğimiz tek tuvaletli muhteşem tesislerle, tencereden kasaya gidene kadar zamlanan çorbaları yazmayı unutmuşsun. Adem ve Göksel Abi'lerle, cevval organizatör Yiğit'e teşekkürler. onlar olmadan deplasmanın tadı olmuyor gerçekten. Adana ve İzmir'den dostlarımız Mert, Osman, Okan, Berat ve Burak'a da çok selamlar buradan.. yeni deplasmanlarda tekrar buluşmak dileğiyle...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend