Ana içeriğe atla

Konuk Yazar: Mustafa Çikioğlu

Tayfa'dan Mustafa Çikioğlu'ndan son maç üzerinden, takımın ikinci yarıdaki hali üzerine bir analiz geldi; memnuniyetle yayınlıyoruz. Mustafa ile Kaptan Erman ve Berkay konusunda aynı düşünmesem de tespitlerinin çoğunda haklı olduğunu düşünüyorum. sizler de yorumlarınızla bu meseleye katkı sunabilirsiniz:

Bir Demirsporlu olarak yıllardır olduğu gibi yine bu yılda aralıksız takımı takip etmekteyim. Futbolcuların ve teknik heyetin bazı noktalarda kendimce eksiklerini analiz etmek istedim. Çünkü son günlerde gerçekten yerel medya, görsel basın ve taraftarlar arasında bazı futbolcu teknik kadro analizlerin yanlış olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle takımda maç başlarında bir istek arzu eksikliği mevcut. Bizler her ne kadar iç saha maçlarında takımın daha ateşli ve istekli oynadığını taraftarın tetiklediğini düşünsekde bunun gerçekte doğru olmadığı aşikar. Taraftar elinden geleni fazlasıyla yapıyor ve daha iyi noktaları hakediyor. Ama takımda bi istek eksikliği var. Her maç gol yiyoruz ve daha sonra futbolcular kendine geliyor. Gol yemeden o istekli futbolu görmek istiyorum tüm taraftarlarımız gibi. Gol yemeye çözüm bulamıyoruz çünkü defans hattı hiç değişmiyor. Gol atmayı da bir şekilde beceriyoruz fakat o noktada da eksiklerimiz var. Teknik heyetinde takıma sezon başından beri katkısı tartışılmaz ama takım ayakta kalamıyor ve pas yapamıyor durumda buna acil çözüm şart.

Benim açımdan önemli olan ise bireysel futbolcu analizleri ve gördüğüm yanlış yorumlar. Öncelikle tek eleştirmeyeceğim, eleştiremeyeceğim oyuncumuz kesinlikle ERÇAĞ. Takımın ayakta tutan, koşan, pres yapan, gol atan, asist yapan ve herşeyini ortaya koyan bence tek futbolcumuz. Diğerlerine haksızlık yapma istemiyorum ama ERÇAĞ’a ayrı parantez açmak şarttı. Kalecimiz ŞENER ise konsantrasyon eksikliği gözlemliyorum. Maçın içinde kalamıyor ve en ufak durumda oyundan düşer hale gelmiş durumda Boluspor maçından bu yana. Defansımızda ÖZGÜR’ün performansı bu lig için bence gayet yeterli. Defansa verdiği katkı daha fazla ve bence çok önemli. BERAT ve BURAK bu takımın 11’inde olması gereken futbolcular ama artık dikkatsiz ve güçsüz durumdalar kulübe yolu artık görünmeli bu ikiliye. Öncelikle de BERAT artık vazgeçilmez olmadığını bilmeli. Ve birçok taraftarımızla aynı görüşte olmadığım ve canlı da TV’de de izlediğim KEREMCAN için olumlu şeyler ne yazık ki düşünmüyorum. Bu lig sadece mücadele ligi değil. Çok koşana ileri sürekli çıkan bir beke sahip oldugumuzdan göze hoş geliyor olabilir ama daha dikkatli olması gerek KEREMCAN’nın. Yaptığı ortalarda isabetsiz olması, Konya maçında 2 golü o kanattan kademe hatasından yememiz, gereksiz noktalardan attığı şutlar olumsuz yanları ve kendini maçın çok erken dakikalarında yoruyor son dakikalarda oyundan fizik olarak düşüyor. Mücadelesine hiç ama hiç lafım yok ama daha sağlam olmalıyız defans hattında artık ligin en çok gol yiyen takımlarından olduk. RIDVAN’da bu ligin futbolcusu değil.

Orta sahamızda ise yine diğer taraftarlarla aynı görüşte olmadığım kaptanımız var. Kaptan ERMAN’a haksızlık yapılıyor. Kaç kez canlı izledim özellikle son haftalarda. Takımın en çok koşan top kapan oyuncularından biri orta sahada hem savunma hemde hücum için elinden geleni yapmaya çalışıyor bu yaşına rağmen. 80. Dakika defansa gelip koşarak top çıkardığna şahit oldum eleştirileri hiç haketmediğini düşünüyorum. Aynı görüşlerim HÜSEYİN  için de geçerli. Demirspor'a geldiği gün ne kadar eleştirdiysem hepsini geri aldım ve sahada olması ve mücadelesi çok önemli yüreğiyle oynadığı kesin. TAHA için orta sahanınn dinamosu diyorlar Karşıyakalılar ama bizde pas yapabilen ileri çıkarabilen orta saha oyuncusu gerekliydi. Pas yeteneği düşük bir oyuncu ve yetersiz kaldı. YUSUF’un eksikliğini en başından beri hissediyoruz. Yeni transfer ROGER ise 2 maç oynadı ve Afrika kökenli oyuncu hayranlığımızın ve internetten oyuncu izlememizin transferi diye düşünüyorum. Tutsun ya da tutmasın yanlış transfer. NURULLAH transferi de eleştirilebilir bir MİY transferi bence. Katkı verecektir çünkü kötü futbolcu değil ama bu takıma, bu armaya, bu armayı bilen futbolcu almak çok daha önemli. CAVİD hakkında Mustafa hocanın bir açıklama yapması gerekiyor diye düşünüyorum. Ayrıca BERKAY neden hiçbir zaman 11’de düşünülmüyor. Yedekten 10 15 maç’da girse bir orta saha oyuncusunun katkı veremeyeceğini nasıl bilmiyor Mustafa Hoca? SAMET’e verilen şans BERKAY’a verilmeliydi. Ayrıca SAMET bu takımın bu ligin oyuncu falan değil. Hiçbir özelliği yok katkısı yok yedek bile oturmamalı. MUHİTTİN’e neden güvenemedik onun da açıklamasını bekliyorum açıkcası.

Forvet hattımıza da gelince açıkcası ligin ilk yarısı da eleştirilirken söylemiştim GÖKHAN Kaba çok ama çok önemli bir santfor. Hava toplarında ilk yarıda birçok gol attı ve katkı verdi ne olursa olsun bu takımda tutulmalıydı. Şimdi yan toplarda çok başarısız bir takımız ve bunun tek nedeni iki tane kısa boylu forvete sahip olmamız. GÖKHAN kalmalıydı. LUİZ ise çok ama çok yetersiz hiçbir katkısı olmadığı halde 11’de başlıyor. Tek forvet ve kalabalık pas yapan orta saha bu haftadan sonra Demirspor için çok önemli. Bu tek forvet de kesinlikle SİNAN olmalı. JUNİNHO ise çok ama çok açık olarak şımarmış durumda. Yetenekli olabilir ama takıma zarar veriyor. Bencil davranıyor ve bu kırmızı kartın hiç ama hiç affı olmamalı. LAWAL’ı da biz büyüttük. JUNİNHO’nun şu an da ondan hiçbir farkı yok. ERÇAĞ gerektiğinde ileri uçta santfor olarak sıkışan maçlarda mutlaka denenmeli.

Kaptan ERMAN takımı bir arada tutmaya çalışıp, tam bir kaptanlık örneği gösterip yüreğini ortaya koyuyor benim görüşüme göre ve eleştiriyi hiç haketmiyor.Ayrı bir teşekkürü hakediyor Demirspor taraftarından.

Daha iyi olabiliriz. Şampiyon da olabiliriz. Futbolcular bireysel olarak şapkalarını önüne koymalı artık. Biz kaybetselerde varız. Bizim için Demirspor sadece Şampiyonluk ifade etmiyor. Onlar ellerinden geleni yapsın varsın Şampiyon olmasınlar. ADANA, DEMİRSPORLUDUR.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ