Ana içeriğe atla

Evlat!!!

Evlat! Evlat..!
Evladım…
Baba olunca tüm çocuklar senin evladın, tüm kızlar, tüm oğlanlar.
Baba olunca dünyanın yükü sende, dünyanın borcu üstünde.
Babaysan kızacaksın. Babaysan bağıracaksın. Babaysan koruyacaksın. Babaysan sabredeceksin.

Babaysan seveceksin.

Utku, benim evladım. Nasıl sevmem, nasıl yanmam? Nasıl, nasıl!? Mavi laciverti tutan yumuk ellerine nasıl veda edeyim? Hiç tanımadım ki, hiç duymadım ki sesini. Hiç koklamadım ki saçlarını. Bir babanın bir evladı göçerse buradan, tüm babaların içi yanar. Nasıl yanmaz?

“Adana Demirspor” dedi, çocuk yüreğiyle masmavi bir devi sevdi.

Peki, sen neden varsın Adana Demirspor? Neden?

Sen, hiç kimse için değilse bile, Utku için varsın. Utkular için varsın Demirspor! Onların umudu, neşesi sensin. Sahada sensen, tribünde onlar, sokakta onlar…

Cennette onlar…

Sen Utku’nun, Utkuların takımısın Adana Demirspor.
Onlar için, hepimiz için…
Var ol Demirspor! Var ol!

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
"her ölüm erken ölümdür" demiş şair; Utku için erken kelimesi bile yetersiz.
Unknown dedi ki…
Allah (c.c) kimseye evlat acısı yaşatmasın

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!