Ana içeriğe atla

Derbinin İyileri-Kötüleri

Foto: @hsynttkn

Derbide 2000 kişiyle 20bin kişilik iş yapan Demirspor taraftarı yine sahanın en iyisiydi!

foto: @EurosportCom_TR


Demirspor'da Luis, Roger, Erçağ iyiydi. İlk defa 11'de çıkan Ufukhan, çok sırıtmadı. Nurullah, iyi mücadele etti, golünü attı ama çok iyi değildi. Sinan, Erman kötüydü. Keremcan düşüşte; Özgür hata yapmadı ama etkili bir ortası yoktu yine.

Mete Kalkavan, son dakikada penaltımızı vermeyerek, veremeyerek sahanın en kötülüğüne terfi etti! Takıma zamanında müdahale edemeyen Mustafa Hoca da bugünün kötüleri arasındaydı.

Tribünün en kötüsü, Vali ve Bakan adına açılmış ortak pankartlardı. Rezilliğinize, tribünlerimizi alet edemezsiniz. Yalakalığınızı gidin başka yerde yapın...

Yorumlar

mert dedi ki…
Her ne kadar oynamasa da maçın bence en güzel olayı Recep Çobanın kadroda olmasıydı.
yavuzy dedi ki…
Altyapıdan oyuncuların olması TFF'nin getirdiği yasal zorunluluk. Recep de bu şekilde kadroya girebiliyor ne yazık ki, bu zorunluluğu yerine getirmek için.
ahmehmet dedi ki…
kaptan erman görevini yapıyor sorun ona yardımcı kimse yok tek başına çok yoruluyor
Unknown dedi ki…
biz adanasporlular arasında kapalı b'de izledik mahalleden arkadaşlarla tabi gözüm hep şimşekler tarafındaydı. biraz yaşlı olunca gol sonrası sevinmemize birşey demediler ama bizim gibi kapalıda demirsporlu olan gençler vardı. neyseki sürtüşme çok büyümedi. taraftar iyiydi takımda biraz daha iyi olabilirdi son dakikalarda gol atabilirdik.
Unknown dedi ki…
bizde maratondaydık.
mert dedi ki…
Adanaspor yedekleri arasında alt yapıdan futbolcu yoktu. Torku Konyaspor ve Kayseri Erciyesspor maçında da 18 kişilik kadroda alt yapıdan futbolcu yoktu.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill