Ana içeriğe atla

Adanaspor A.Ş.: 1 - Adana Demirspor: 1

Kulübemiz iyi olsaydı bu maçı kazanabilirdik. Ne yazık ki takım yorulduğunda maçı çevirebilecek, takımı toplayabilecek kimsemiz yok. Devre arasında kadroyu daraltan yönetime selam olsun!

Maça yine erken golle başladık. Luis akıllı bir şekilde bacak arası/topuk yaptı ve Nurullah, gerçek Demirsporlu oldu! Devre boyu çok boş alan bulduk ve bunları değerlendiremedik. İlk devredeki ilk yarı skoru oluşabilirdi- Juninho olsaydı...

Sinan ne yazık ki kötüydü; topu verimli kullanamadı. Kaptan Emrah, takımı yer yer iyi atağa çıkardı ama yenen golde topu ileri vuramayıp ceza sahamıza düşürerek, golün yaratcısı oldu!

Son 15 dk. baskıyı biz yaptık ama gol gelmedi, çünkü takım yorulmuştu. Kulübede kimse yoktu. Berkay'la Samet'le bu iş olmaz...

Velhasıl, az efor sar fedip 1 puan aldık, rakip ise çok efor sarf edip...

Maçın galibi yine Demirspor taraftarıydı. 2000 kişi, stadın geri kalanını susturdu; özellikle son dakikalarda muhteşemdiler! Hepinize helal olsun!

Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Kötü oynayıp 1 puan kazandık mı diyelim, Erman'ın hatası olmasa şahsi fikrim sabaha kadar oynasa gol atamayacak Adanaspor'a 1 puan verip 2 puandan mı olduk desek. Juninho olmayınca ofans kalitesi çok fazla düşüyor bugün onu çok aradık ama tek bir adama bu kadar bağlı olmak da düşündürücü. Sinan bugün çok kötüydü, kalite olarak da 1. lig futbolcusu olduğunu düşünmüyorum. Devre arası hücum hattına yapılan transferlerin ne kadar yanlış olduğunu sahada görüyoruz. Guy Roger ve Kerem bence takımın en iyileriydi. Gecenin galibi de senin dediğin gibi taraftarımızdı helal olsun. Belki sahada değil ama emin olduğumuzdan yerden, tribünden yine 3 puanı aldık. Son dakikalardaki tezahüratları için ayrıca hepsinin yüreiğine sağlık !
yavuzy dedi ki…
Bu arada Hüseyin'in neden oynamadığını hatta kadroda bile olmadığını anlayamadım.
coulibaly dedi ki…
Cumartesi son antrenmanda sakatlandığı için kadroya alınmamış. Şansızlığa bak ki orta sahanın ortasında oynayan hangi oyuncumuzun performansı yükselse ya sakatlık oluyor ya da cezalı.
aLisqo dedi ki…
Şanlı Demirspor Taraftarı her zaman ki gibi yine çaktı malum takımın malum seyircilerine.

Kapalıya giripte kale arkasına atlayıp Demirsporumuzu destekleyen renkdaşlarımıza bin selam olsun.
Unknown dedi ki…
yeni transferlerden nurullah'tan umutluyum ama sinan'da bi ışık göremedim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.