Ana içeriğe atla

"Adana Derbisi #6: Konuk Yazar-Mustafa Çikioğlu"

Tayfa'dan Mustafa Çikioğlu, Adana Derbisi öncesi Demirspor'a dair analizlerini paylaşıyor:

"Günlerdir bu maçı düşünüyoruz tüm Demirsporlular olarak. Heyecanı da hafta başından beri devam ediyor. Bizler için bir çok şeyden önemli bir maç bu. Biz Demirsporlular bu maça hazır durumdayız. Tribün de ve sosyal medya da herkes maç havasına girmiş durumda. Umut ediyorum ki takımımız ve sahaya çıkacak olan 11 Demirspor forması da o havaya girmiştir.

Böyle maçlar her zaman sahada oynayan futbolcular için çok zordur. Sosyal medyada her yerde kazanacağız demek, rakip takıma mesajlar vermek her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir ama derbi bu önüne geçmek imkansız. Tabii ki derbiyi güzel yapan taraf da bu. Ama söylediğim gibi burada en çok zorlanacak olan futbolcularımız. Tribünde asla ama asla teslim olmayacak olan büyük Demirspor taraftarı yine olacaktır bundan da şüphemiz yok. Ancak bu maçta tribünden de önce öne çıkacak şey takımın asla pes etmemesi olmalı. Umarım sahada 90 dakika teslim olmayan bir Demirspor izleriz.

Bu maç üzerine teknik şeyler konuşmak Derbi maçlarda analiz yapmak maç öncesi doğru olmayabilir ama yine de bence takımın dikkat etmesi gereken çok önemli noktalar var. Öncelikle maça başlayacağımız taktik diziliş ve maç başındaki arzumuz çok önemli olacak. Son maçlarda orta sahamızda olan eksiklik giderilmeli ve kalabalık orta saha ile maça çıkılmalı düşüncesindeyim. Daha çok basan pres yapan pas yapan orta saha üzerine bir takım çıkmalı sahaya. Orta sahamızdan rahat geçen toplarla verdiğimiz pozisyonlarda defansımız çok çaresiz kaldı son maçlarda. Bu yüzden mutlaka ROGER, ERMAN ve HÜSEYİN ile orta sahada baskı yaparak maça başlamalıyız. Bunların yanında sol kanatta NURULLAH ve sağdan ERÇAĞ ile orta sahayı kalabalıklaştırmalıyız. Rakip takım bu tarz kalabalık orta saha ile baskı kuran takımlara karşı hep zorlandı buna çok dikkat etmeliyiz.

İleri uçta tek forvet oynamamız yeterli olur bana kalırsa bu da SİNAN olmalı. Çünkü maçı önce elimizde tutmazsak yine sonradan çevirmeye çalıştığımız maçlardan birini daha yaşayabiliriz. Erçağ’da maç içerisinde forvet hattına mutlaka destek verecektir zaten.

Şener, Keremcan , Burak, Ufukhan, Özgür, Nurullah, Erman, Roger, Hüseyin, Erçağ, Sinan 11’i benim gönlümden geçen kadro.

Bunun yanında Erciyes maçında Gohou’nun etkinliğinin sebebi, bu oyuncuya baskıyı orta sahanın değilde defans oyuncularımızın yapmak zorunda kalmasıydı. Stoperlerimiz Gohou’ya baskı yaptıgında birebirde adam eksilterek bize zor dakikalar yaşattı. Bununla birlikte geride daha fazla boş alan buldu rakip takım. Mbilla için de aynı şey geçerli. Kesinlikle ama kesinlikle defansımız Mbilla veya diğer forvetlerine önde basmamalı. Eğer bu oyuncuya önde basarsak arkada kalan boş alanlarda ve hızlı paslarla gol yeme olasılığımız artar.

Orta sahamızın çok önemli rol alacağı maç demiştim. Yapacağımız baskı ve rakip takımın istediği oyunu oynayamamasına neden olacaktır. Bu durum maçın ilerleyen dakikalarında rakip takım üzerinde strese sebep olacaktır. Rakip takım oyuncusu Sedat Ağçay yıllardır liglerde maç içindeki agresifliğinden kırmızı kart görmeye cok yakın bir isim. Eğer istediklerimizi sahaya yansıtırsak rakip takımın maç içerisinde eksik kalması çok yüksek bir ihtimal olur.

Çok sakin ve sabırlı bir oyun oynamalıyız. Gol yemezsek mutlaka ama mutlaka bir şekilde gol atarız. Gol de yemeyiz aslında yeter ki 2008’deki gibi üzerimizde kirli oyunlar, kirli insanlar olmasın. Kimse Demirspordan büyük olamadı, olamayacak da.

Pazar akşamı Adana’nın Demirsporlu oluşuna bir kez daha tüm Türkiye şahit olacaktır.

YAŞA, VAR OL ADANADEMİRSPOR."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ