Ana içeriğe atla

Adana Demirspor: 2 - Denizlispor: 1

Bu bir ilk! Bu sezon ilk kez yenik duruma düştüğümüz maçı kazandık ama yine öldük öldük dirildik. İkinci golü attıktan sonra rakip, hakeme itirazlardan 9 kişi kaldı. 55. dkdan sonra maç rölantiye döndü, bizimkiler top çevirdi, yüklenmedi. Juninho penaltı kaçırdı. Ama rakip son dakikalarda beraberlik golü için bizi sıkıştırdı.

İlk yarı tamamen kapanan bir Denizlispor'a karşı hiç top yapamadık. Rakip bir kere geldi ve golü buldu. Sıkıcı ilk yarının ardından ikinci yarının hemen başında Kerem Can'ın füzesi (ona ayrı bir yazı geliyor!) skoru dengeledi, hemen ardından Erçağ'ın dokunuşu ile öne geçtik. Bu pozisyonda faul var mı yok mu tartışması, Denizli'ye pahalıya patladı; iki kişi kırmızı kart gördü. (TRT Spikeri bunu uzunca bir süre fark etmedi, fark ettiyse de hiç söylemedi!)

Maç, genelde durarak oynandı; top hep Denizli sahasındaydı; rakip takım bizim sahada toplam 5 dk. geçirmemiştir!

Mustafa Uğur, geçen hafta kazanan kadrodan sadece Rıdvan-Erçağ değişikliği yapmıştı. Maçta doğru dürüst top oynanmadığı için kimin nasıl oynadığını yazamayacağım ama Erman yine kötüler arasındaydı! Genel olarak takımda bir rahatlık ve ne olsa kazanırız havası vardı.

Hakemler genelde tribünden etkilenmediğini göstermek için bizim aleyhimize kararlar verirdi ama Bülent Yıldırım iyi bir yönetim gösterdi.

Bu sezon, deplasmanda kazandıktan sonra kendi sahamızda hiç kaybetmemiştik. Bu kez de olmadı... Geçen seneki gibi Bandırma sonrası Eyüp sendromu yaşatmadığı için tüm topçulara büyük bir teşekkür!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ