Ana içeriğe atla

2 milyon TL hibe???

Önce "demirsporplatformu"nda çıktı haber, ardından biraz daha düzeltilmiş bir dille, daha anlaşılır şekilde "haberads"de.
 
Söyleyeyim haberi:
 
Yönetim 2 milyon TL civarında reklam geliri ve başka kaynak bulmuş. Bunları kulübe aktaracakmış. Böylece 2 milyon TL hibe edilmiş olacakmış.
 
Şaka gibi bir açıklama.
 
Bulunan reklam gelirlerinin ve diğer karşılıksız kaynakların kulübe aktarılmaması söz konusu olabilir mi? Daha açık sorayım; örneğin Riga Boya'dan alınan forma reklamının kulübe aktarılmaması gibi bir seçenek söz konusu mudur? Böyle bir açıklama olabilir mi?
 
Sanırım yönetim hibenin ne anlama geldiğini bilmiyor. Hibe demek kendi cebinden yapmış olduğun harcamaların bir kısmını geri tahsil etme hakkından vazgeçmek demektir. Zaten karşılıksız olarak bulunan reklam vs. paralarını, gelirlerini yönetimin talep ve tahsil etme yetkisi yoktur. Bu gelirlerden hibe olmaz. Hibe olması için gereken açıklama şudur: "Biz bu sene yönetim kurulu olarak kulübe cebimizden 4 milyon TL aktardık. Bunun 2 milyon TL'sini kulüpten geri alma hakkımızdan feragat ediyoruz."
 
Olay bundan ibarettir. Reklam ve diğer gelirleri bulmak yönetimin zaten görevidir. Bu hibe olarak değerlendirilemez. O zaman bir yönetim de çıksın desin ki; ben 500.000 TL kombine sattım, bu parayı geri istemeyeceğim. Hibe ediyorum. Gökoğlu diyor ki; ben kulübe 400.000 TL hibe ettim. Önder Serin de diyor ki; ben bu 400.000 TL'yi geri istemeyeceğim. Böyle bir mantıksızlık olabilir mi acaba?
 
Sayın başkan ve yöneticiler. Siz sezon başında 2 milyon TL ilave kaynak yaratma taahhüdünde bulunmadınız. Siz kulübe yapacağınız harcamaların 2 milyon TL'sini hibe etme taahhüdünde bulundunuz. Taahhüt sulanmasın. Gerekeni yapın. Yanlış anladıysak açıklamanızı düzeltin.
 
Bir de açıklamanızda anlaşılmayan bir nokta daha var: Bulunan bu 2 milyon TL'lik gelir yeni gelir midir? Yoksa örneğin kombine satışı, forma reklamı, yayın gelirleri, maç hasılatı gibi sezon başından bu yana kasamıza giren para mıdır?
 
Eğer yeni gelir değil ise takiyenin hasını yapıyorsunuz demektir. Maddi konularda açıklama yapana dava açarım demiştiniz ya, beklerim, hazırım, umarım siz de hazırsınızdır.

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Hibeyle değil de haybeye yönetiliyoruz!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...