Ana içeriğe atla

Mehmet Yılmaz "Transferi"

Adana Demirspor'da transferler, menajerlerin yöneticileri kandırması üzerine kuruludur. Türkiye'nin pek çok kulübünde böyle ne yazık ki. Takımların transfer politikaları, transfer ekipleri, net bütçeleri olmadığı için, ya teknik direktörün elindeki menajer-oyuncu dosyasından "akşam hangi filmi izlesek" dercesine, güya tanıdığı-bildiği futbolcu seçilir ya da menajerin koltuğunun altına kıstırıp getirdiği ve bohçacı kadın edasıyla önümüze serdiği dosyadaki isimlerden biri ya da birkaçı seçilir. Futbolcuya giden kadar menajerlere paralar gider.

Menajer, yöneticileri kandırdığı gibi, oyuncusu hakkında kamuoyu yaratmak için medya temsilcilerini de kandırabilir.

Yöneticilerimizin transfer konusundaki şaşkınlıklarını anlıyorum da bizim yerel medyanın ya da ona alternatif olarak kurulan haber sitelerinin bu kadar kolay yönlendirilmesini anlayamıyorum.

Mehmet Yılmaz "transferi"ni kolaylıkla duyuran, olmuş bitmiş gibi yapan, hatta oyuncunun özgeçmişini sanki özel habermiş gibi yayınlayan siteler neredeyse 12 saat içinde önce görüşmelerin devam ettiğini, sonra da transferin yattığını duyurdu. Büyük ihtimalle kandırılan yöneticilerin uçurduğu haberlerin gazabına uğradılar. Habersiz günlerde, manşetleri doldurmak için kolaycılığa kaçtılar. Yazık...

Futbolcu transferinde, imza atana hatta antrenmana çıkana kadar hiçbir habere inanmıyorum. "Görüştüler, tokalaştılar, selamlaştılar, küstüler, konuşmuyorlar, olabilir, listede, kıskaçta, dirsek temasında" diye biten hiçbir cümleye de...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!