Ana içeriğe atla

Lawal Hikayesi

8 Ocak'ta yazmıştım; Lawal çeşitli sitelerde İstanbul BB'in kadrosunda görünüyor diye. Ardından "Lawal satıldı mı" haberleri çıkmış ve Başkan da "hayır satmadık" demişti. Bugün gelen haberlere göre 700 bin euro'ya satılmış.

Başka bir takıma gitse, yanlışlık olmuş, diyeceğim ama takım aynı takım, para aynı para (hadi 100 bin fazla diyelim!). Yönetim, internete giren herkesin bildiği bu olayı, Adana'dan saklamak için elinden geleni yaptı. Tabii ki mızrak çuvala sığmadı. Bu durum hem yönetimin açıklamalarına güven olmayacağını, hem de transfer işini bilmediklerini birkez daha ortaya koydu.

Lawal'ın satılmasını istemiyordum ancak devre arasındaki gelişmeler bunun mümkün olmayacağını ortaya koydu. Takıma zarar verecek birinin kalması daha kötü olurdu.

Belli ki İBB çoktan futbolcuyu bağlamıştı; bizim yönetim biraz daha para koparır mıyız derdindeydi; başaramadılar. Yanlışlıkla başardıkları bir işi (iyi bir futbolcu transfer etmek) kendilerine yakışan şaşkınlıkla sona erdirdiler. Lawal hikayesi de böylece son buldu.


Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Böyle saçmalık olur mu Allah aşkına. Böyle yöneticilik olur mu?

Mesele Lawal'ın satılmasının başarı kriteri olup olmaması değil. Mesele Allah'ın bildiğini kuldan saklamaya çalışma çabaları. Yoksa düşük maliyetle alınıp, 700.000 EUR'ya 10 maç oynattığın ve bu maçların yaklaşık 4'ünde oldukça laubali olan bir oyuncuyu satmak bence başarıdır. Yoktan kaynak yaratılmıştır.

Ama bunun tarzı bu olmamalıydı. Bu tarz bir yönetim tarzı değildir. Bu yapılan taraftara karşı saygısızlıktır. İnsanları kandırma, hedef saptırma çabasıdır bu ancak. Maalesef yönetim hiç güven vermiyor. Alenen ortada olan bir şeyi haftalarca yokmuş gibi gösteren yönetimin mali dürüstlüğüne, beyanlarına, iyi niyetine ben nasıl güveneceğim?

Onu bırakın futbolcular nasıl güvenecek?

Başka takımla anlaşmış olan Lawal'ı futbolcuların önüne atmadılar mı? Erman Özgür bizi istemeyeni biz hiç istemeyiz tarzında açıklama yapmadı mı? Taraftarlar Lawal'ın twitter adresinde futbolcuya hakarete varan göndermelerde bulunmadılar mı? Mustafa Uğur Lawal'ın Demirspor'u sildiğini söylemedi mi?

Ya Mustafa Uğur da yönetim ile işbirliği yaptı, ya da Mustafa Uğur da kandırıldı.

Şimdi bu futbolcular yönetimin dediklerine nasıl inanacaklar? Mustafa Uğur'a -yönetimle işbirliği yaptıysa- nasıl inanacaklar? İşbirliği yapmadıysa Mustafa Uğur yönetime nasıl inanacak? Sonuçta taraftarın çizgisine gelenler artmaya başladı. Bu kadar basit bir olayı dahi eline yüzüne bulaştırmak özel bir meziyet ister. Tebrik ediyorum.
yavuzy dedi ki…
Yönetim öğleden sonra yok satmadık diye açıklama yapmış trtspor'un sitesine. Lawal hikayesi sürüyor gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!