Ana içeriğe atla

GS Üniversitesi Yangını

Dün gece Galatasaray Üniversitesi'nin tarihi binası yandı. Son dönemde o kadar çok olmaya başladı ki tarihi bina yangınları; artık sıradan olay haline geliyor. Bu ve benzeri yangınların klasik ihmal nedenleriyle olduğunu düşünmüyorum. Değerli arazileriyle bu estetik binalar, yerine daha çok rant dağıtacak yeni ucube binalara bırakmaya zorlanıyor.

Nedense elektrik kabloları, hatları hep bizim ülkenin tarihi binalarını yok ediyor. Siz başka ülkelerden bu tip haberleri duyuyor musunuz? Ya da yüce ecdadımızın fetihleriyle övünen cümleleri, neden ecdadımızın estetik işlerini kaybederken göremiyoruz?

Memlekette korumamız gereken değerlerin listesi bu kadar farklılık gösterdikçe, ortak bir dil tutturmamız zor görünüyor.

Yorumlar

göktuğ dedi ki…
Bunlar sadece televizyona yansıyan yangınlar. Tarihi semtlerde arada kıyıda kalmış o kadar yapı bir şekilde inşaat sektörüne kazandırılıyor ki ! 150-200 senedir hiçbir kaza görmemiş olan binaların son 15-20 yılda hızla yanması tesadüf olmasa gerek gözde olan yerler ele geçirilene kadar yasal düzenleme olmaz sonrasında çıkarırlar ama o da işe yaramaz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez! 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ