7 Aralık 2012

Geliyoruk!

İşte bir sabah uyandığında…

Yatağının sıcağı seni salmak istemez, ayaklarını içine daha bir çekersin Ankara’nın ayazında. Telefonun, saatin alarmını kurmuşsundur da, ya çalmazsa, ya uyanamazsan, yatağın sıcağı tatlı gelirse… Kalkamazsan, kat kat giyinemezsen, en son atkını boynuna dolayıp daha en maviyken dünya, yollara düşemezsen…

Nasıl sahipsiz kalır sevdan? Nasıl yapayalnız bırakırsın onu ve nasıl! Sen tuttun yıllarca elini, o belki yalnızken, titrerken sahada. Dizlerine derman oldun, göğsünü genişlettin, dimdik durdu sayende, omuz verdin. Omuz omuza…

Şimdi havanın ayaza döndüğü bir Ankara ayında, seni yalnız bırakır mıyız sandın? Öyle dedim arkadaşlara, biz onu seviyoruz ya şimdi ölesiye, o da bizi seviyor lan! Seni seviyor Demirspor oğlum, seni seviyor ulan! Sevindi arkadaşlar, birisi içinden aley aleey dedi, duydum. Birisi yumruğunu, dişlerini sıktı şevkinden, gördüm. Gözlerimizi gülerek kapatmak için bir neden: O da bizi seviyor ulan!

Ankara Tayfa seviyor, Ankara Tayfa geliyor… Yıkıla Yıkıla geliyor hem de…

Hiç yorum yok: