Ana içeriğe atla

Derbi Sonrası

Muhteşem bir haftasonunu geride bıraktık. Evlerimize mutlu bir şekilde döndük. Bir tarihe tanıklık ettik.
Maç öncesi kente baktığımızda şehrin hangi takımı tuttuğunu anlamak zaten güç olmuyordu. Adana Demirsporludur.
Küçük çaplı olaylar yaşandı maç öncesinde hiç olmasa iyiydi ama çok da büyütülecek bir durum yok.
Maraton tribünü yarı yarıya bölünse idi rakip takıma tribün ne demek çok daha gösterme imkanımız olurdu, bilineni göstermemize mani oldular.
Maraton tribünün performansından memnun kalmadım açıkçası. Kapalı daha da kötüydü. Hırs birikmişti taraftarda, gerginlik had safhadaydı ve bu patlamaya hazır olma durumu tribün gücümüzü azalttı. Tabi azalmış hali dahi Türkiye'ye bedel o ayrı mesele. Biz kendi çıtamızdan sorumluyuz.
Adanaspor tribününü kendi sınıflarında beğendim. Bir çekirdek kadroları var, ellerinden geleni yapmaya çalıştılar. 4-0 olmasına karşın dik durdular, yılmadılar, övgüyü hak ettiler. Ama çok kötüler. Taraftarlıkla tribünün parçası olmak apayrı. Pankartlarının bir kısmı düşmüş şekilde duruyor, kalan kısmı pankartlarına farklı bir anlam yüklüyor, ona maç boyunca müdahale edilmiyor, dalga konusu oluyorlar. Demirspor'u kızdırmak için dahi yaratıcı bir şey ortaya koymak yerine bizim ADS tezahüratımızı kullandılar. Adana'da bizimle özdeşleşen Çav Bella'yı ne hale getirdiler, din ile iman ile saldırmak için dahi bizle özdeşleşen bir marşı seçtiler. Keza armaya ilişkin pankartları resmen esinlenme. Bu durum onlar adına üzücü olmalı bence.
2008'de Adana kazansın ayağına Demirspor'a kaybettirenler vardı. Kapalının üstündeki logo, tamamı turuncu beyaz yapılan stat, başka statlarda oynamaya terk edilmeler, bonservissiz oyuncularımızın alınmasına karşın bize bonservis yüklenmesi. Taraftar bunları unutmadı, unutmayacaktır da... Kentte rekabet vardı, hırs tohumları ekildi o dönemlerde.
Biz de bekledik, sabırla, kötü yönetimlere karşın dirayetli bir şekilde bekledik. Yemin etmiştik, bu devran döner, bu intikam alınır diye... Futbolculara dünkü performansları için teşekkür ediyorum. Ancak bir maçla bu intikam alınmaz, bana yetmez. Benim içim soğumadı, ikinci maçta da yeneceksiniz, ezeceksiniz.
Tribünlerde özellikle Şimşekler Grubu liderleri stada girdikten sonra organize küfür kesilmişti, istisna haline dönmüştü. Bu maç bunun istisnası oldu, engellemenin de lüzumu yoktu. O elektrik küfürle boşalmasa mazallah Adana kaybedebilirdi. 
Kısık sesle, gururlu bir işbaşı, güzellikler bizde istisna, kahır kalıcıdır, o nedenle bu istisnanın tadını çıkaracağım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir