8 Ekim 2012

Derbi Sonrası

Muhteşem bir haftasonunu geride bıraktık. Evlerimize mutlu bir şekilde döndük. Bir tarihe tanıklık ettik.
Maç öncesi kente baktığımızda şehrin hangi takımı tuttuğunu anlamak zaten güç olmuyordu. Adana Demirsporludur.
Küçük çaplı olaylar yaşandı maç öncesinde hiç olmasa iyiydi ama çok da büyütülecek bir durum yok.
Maraton tribünü yarı yarıya bölünse idi rakip takıma tribün ne demek çok daha gösterme imkanımız olurdu, bilineni göstermemize mani oldular.
Maraton tribünün performansından memnun kalmadım açıkçası. Kapalı daha da kötüydü. Hırs birikmişti taraftarda, gerginlik had safhadaydı ve bu patlamaya hazır olma durumu tribün gücümüzü azalttı. Tabi azalmış hali dahi Türkiye'ye bedel o ayrı mesele. Biz kendi çıtamızdan sorumluyuz.
Adanaspor tribününü kendi sınıflarında beğendim. Bir çekirdek kadroları var, ellerinden geleni yapmaya çalıştılar. 4-0 olmasına karşın dik durdular, yılmadılar, övgüyü hak ettiler. Ama çok kötüler. Taraftarlıkla tribünün parçası olmak apayrı. Pankartlarının bir kısmı düşmüş şekilde duruyor, kalan kısmı pankartlarına farklı bir anlam yüklüyor, ona maç boyunca müdahale edilmiyor, dalga konusu oluyorlar. Demirspor'u kızdırmak için dahi yaratıcı bir şey ortaya koymak yerine bizim ADS tezahüratımızı kullandılar. Adana'da bizimle özdeşleşen Çav Bella'yı ne hale getirdiler, din ile iman ile saldırmak için dahi bizle özdeşleşen bir marşı seçtiler. Keza armaya ilişkin pankartları resmen esinlenme. Bu durum onlar adına üzücü olmalı bence.
2008'de Adana kazansın ayağına Demirspor'a kaybettirenler vardı. Kapalının üstündeki logo, tamamı turuncu beyaz yapılan stat, başka statlarda oynamaya terk edilmeler, bonservissiz oyuncularımızın alınmasına karşın bize bonservis yüklenmesi. Taraftar bunları unutmadı, unutmayacaktır da... Kentte rekabet vardı, hırs tohumları ekildi o dönemlerde.
Biz de bekledik, sabırla, kötü yönetimlere karşın dirayetli bir şekilde bekledik. Yemin etmiştik, bu devran döner, bu intikam alınır diye... Futbolculara dünkü performansları için teşekkür ediyorum. Ancak bir maçla bu intikam alınmaz, bana yetmez. Benim içim soğumadı, ikinci maçta da yeneceksiniz, ezeceksiniz.
Tribünlerde özellikle Şimşekler Grubu liderleri stada girdikten sonra organize küfür kesilmişti, istisna haline dönmüştü. Bu maç bunun istisnası oldu, engellemenin de lüzumu yoktu. O elektrik küfürle boşalmasa mazallah Adana kaybedebilirdi. 
Kısık sesle, gururlu bir işbaşı, güzellikler bizde istisna, kahır kalıcıdır, o nedenle bu istisnanın tadını çıkaracağım.

Hiç yorum yok: