Ana içeriğe atla

Cumhura Gaz

Bugün Ankara yine gaz altındaydı. Cumhuriyetin 89. yılı gaz ve tazyikli suyla kutlandı. Bugün vatandaş yine devletin ceberrutluğunu hissetti. Devlet, yine dövlet pozlarındaydı; yaptırmam ettirmem diye diye, meydanları sokakları vatandaşına kapattı. Hepsi cumhuriyeti korumak adınaydı bunların! Hem de bu kez gazı yiyenler, cumhuriyeti en çok sahiplendiğini iddia eden; daha önce sokaklarda sürdürülen mücadelelere mesafeli olan düşüncenin taraftarıydı. Müesses nizam, kendi köklerini atan düşünceyi gazladı.


Türkiye cumhuriyeti tarihi, bizi bizden korumanın tarihi olarak kayıtlara geçmeye devam ediyor. Ortada bir cumhuriyet var -kelime anlamı kamusal şey olan res publica'dan türeme- ama biz o kamunun, ortağın, genelin ne olduğunu çözebilmiş değiliz. "Bu toplumu bir arada tutan nedir" sorusu 89 yıldır cevaplanmayı bekliyor. Asgari müşterekte, ortak paydada buluşulması gereken günlerde bile, bizden olmayanı bizim gibi düşünmeyeni dışlama heveslisiyiz.

89 yaşımızda, hala pek olgunlaştığımız söylenemez. Ortak noktamızı bulamadan kaybetme eğilimindeyiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!