Ana içeriğe atla

Rezil Ettiniz Bizi!

5 yedik! Sanırım en son Giresun'dan 5 yemiştik. 5. dk'da biten bir maçtı. Bir umut yollara düşüp, böylesi güzel bir stadın havasını soluyamadan nefessiz kaldık. Köy stadları, kasaba takımları bizi çağırıyor...

Hafta içi kupa rezaletinin üstüne bir de bu geldi. Bizi rezil etmeye devam ediyorsunuz. Yönetimi, teknik heyeti, futbolcusu: El birliğiyle bizi rezil ediyorsunuz. Biz tribünde neysek siz sahada tam tersisiniz. Siz neyin peşindesiniz? Biz rezil edilen bir Demirspor'un peşinden gitmek istemiyoruz artık.

Kaç maçtır zil çalan defans kurgusunu bozmayan Osman Hoca, Al Hassan-Burak Akyıldız sevdalısı mübarek... Hadi o oynatma heveslisi, ya bunları takıma getiren Demirspor düşmanları kimler? Murat Kalkan desen evlere şenlik, Osman Hoca'nın eski talebesi, takıma ihanet etmediği tek bir an yok. Devre arası, takımın en iyisi İrfan çıkar Kaşar Erman girer. Hüseyin desen artık çay bahçesinde ayaklarını uzatsın ve dinlensin; Çukurova'dan defolup gitsin, futbolu unutmuş. Gökhan Kaba eski takımına selam gönderdi. Bütün takım sinyalizasyon hatasına girdi.

Juninho, Erçağ, İrfan sağolsun; az buçuk top oynamaya çalıştılar.

Bir kişi de çıkıp bu mağlubiyeti istemediğini ortaya koymadı; yenilecekseniz de mücadele edin, kendinizi parçalayın, en azından faul yapın da kırmızı kart görün... Ama rakibe bile yetişemedi ki bizimkiler, faul bile yapamadık.

Teşekkürler Demirsporum, bizi yine rezil ettin. Eskiden sadece biz maça gidenler görürdü bu kara tabloyu, bizle dalga geçen topçuları; şimdi tüm Türkiye izliyor.

Aferin!




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill