Ana içeriğe atla

Sezon Açılırken...

Demirspor’da herkes kendinden çok emin, herkes son derece kararlı. Kimsenin kendi fikirlerinden en ufak bir şüphesi yok. Herkesin safı belli. Aklında soru işareti olanlarsa çok az. Birisi de benim.

Şimşekler grubu net bir şekilde yönetime muhalefetin başını çekiyor. Geniş katılımlı bir yürüyüş dahi düzenlediler. İki adaylı bir seçim için ne kadar mutlu olduysam bir taraftar grubunun binlerce kişiyi sokağa dökebilmesini de aynı keyifle seyrettim. Bu iki gelişme Demirspor tarihinde yerini almıştır, muhtemelen unutulmayacaktır.

Sonuçta iki adaylı bir seçim olmadı. Bildik Demirspor kongrelerinden birisi oldu. Grup destekli Aydoğdu seçime girseydi ve kazansaydı, bu kazanım, taraftarın yönetime etki alanını artıracaktı, enikonu önemli bir gösterge olacaktı. Kazanamasaydı, bu yine de önemli bir ölçüt olacaktı. Kendisine ne kadar oy verildiğini görür, geleceğe dair planlarını buna göre yapardı Aydoğdu. Vaatlerinin kongre üyelerini ne kadar etkilediğini de görmüş olacaktı.

Seçim günü, yeni üye olanlar konusundaki tartışma ve hatta çıkan arbede yüzünden kongre ertelendi. Bana göre önemli bir fırsat kaçtı. Çünkü en kötü demokrasi, en iyi tiranlıktan evladır.

Ertelemeden sonra Önder Serin yönetimi başa geldi. Her ne kadar isim değişse de mevcut yönetimin devam ettiği aşikar. Geçmişten gelen eleştirilerimiz bu yönetim için de geçerli. Ne yazık ki attıkları adımlar geçmişin izlerini taşıyor. Yönetimde profesyonelleşeceklerine daha da amatörleşiyorlar. Sanırım böyle bir niyetleri yok. Yöneticiliğin birinci ölçütü paradır. Gelecek gelirlere dayanarak bugün harcama yapabilirsiniz, ama ya o gelirler gelmezse veya eksik gelirse. Sayın yönetim, kucağınızdaki saatli bombayı patlatırsanız bu gemideki herkes zarar görür, bunu unutmayın.

Belki de Demirspor tarihinin en çok eleştirilen yönetimi de olsa, ben yine de sezonu iple ve umutla çekiyorum. İnternet sitelerinde yönetim aleyhine küfür, hakaret ve beddua içeren, insanın kanını donduran yorumlar okuyorum. Yöneticiler veya yorumcular/taraftarlar, Demirspor’un yenilmesini veya küme düşmesini ister mi? Ben de şikayetçiyim, bir çok şeyden. Ancak takımım sahaya çıkınca bu ruh halinden sıyrılıyorum. İnsanların kızgınlığını anlıyorum, yine de sahada Demirspor varsa, gerisi o an için teferruattır. Ha, kimseye bir telkinim yok, olamaz elbette. Öyle büyük bir ahlaki ders vermek değil niyetim. İsteyen istediği gibi hisseder, bağırır, çağırır.

Büyük curcuna ve tantanayla başlayan sezonun sonunda kazanan Demirspor olur umarım.

Yorumlar

D dedi ki…
Birde şöyle bir şey var http://demirsporgercekleri.blogspot.com/
Onur BİÇER dedi ki…
Yazınızı okudum ve içeriğine katılmıyorum. Her şeyden önce kendi düşünceniz çerçevesinde Demirsporlu'yu Demirsporluluğu sınıflandıramazsınız. Ben her halükarda yönetimin ayrılmasını istiyorum, zerre kadar maddi bağım yok. Ne olacak şimdi? Ne ile suçlayacaksınız beni?

Ayrıca hiçbir icraatını beğenmediğim adamlara neden sabır göstereyim? Onlar yönetim değil mi? Adı üstünde yönetim. Yönetecekler, benim sabırsızlığımı da yönetecekler, kulüp içi dengeleri de yönetecekler, başarılı olup ağzımı kapayacaklar, ben onları yapmadıkları şeyler için eleştirmiyorum ki. Aksine yanlış yaptıkları şeyler için eleştiriyorum. Yanlış yapana karşı susmak Demirspor'a fayda getirecekse ben radikalim, Demirspor'a bu şekilde fayda gelmesin diyorum. Şahsi düşünceleri genellemek doğru bir şey değil.
mehmet çevik dedi ki…
Herkese iyi akşamlar dılıyorum. Bırkaç gün sonra yaşayacagımız Ramazan bayramınızı kutlar,tüm demırsporlulara saglık ve huzur dılıyorum.

Bir sezon daha sıkıntılarla başlayacak. Herkes, bır gurubun nasıl tavır takınacagını, ve tepkısının ölçüsünü merak ederken, takımın oyununu ve oyuncuların perfonmasınıda bır okadar merak etmektedırler.

sonuç ne olursa olsun, hıçbır demırsporlu kardeşimiz bu netıceden zerre kadar zarar görmesın. başarı huzur ve ıstıkrar olarak demırsporumuzda zarar görmesın.

oysa, eleştırılen, yönetımı destekleyen dıger gurup ıse, tepkı koyan guruptan çıkma degıllermıdır? bu ınsanlarda aynı hedefe koşmuyorlarmıydı ? ne olduda ayrılık oldu ?

taraftarın onıkıncı güç oldugunu söylerken, yerının türübün oldugunu söylerken, bu derneklerınde daha etkın ve düzenlı yönetılmesı gelecek açısından daha yararlı olur derken, ben şahsen yönetımle gıdın bu denlı iç içe olun demedım. bunuda asla savunmadım....

işte arkadaşlar, taraftar ve yönetıcıler bu kadar iç içe olur samımı olunursa işte bu tur sıkıntılarada gebesınızdır demekkı... çok şeylerden şüphe duyulur, adana sokkalarında söylenıyorda, bu taraftarlar para alıyorlar, beleş bılet alıyorlar, geçimlerını saglıyorlar, bunların sonucu ıse ads menfaatını nasıl olurda koruyabılırler gıbı sorular artık sıkça sorulmaktadır...

bunların nedenelerıde kendılerıdır... eger yönetıcılerle mesafelı olsalardı bunların hıç bırı olmazdı. şimdi ise suçlamaların bını bır para oldu adana sokaklarında...

anlayacagınız ınandırıcılık ve güven zedelennmiştir... bu nedenle kım neden ve nıçın tepkı koyacaksa önce bunları düşünsun sonra ne yapacagını ve demırsporu ne kadar sevdıgını bır kez daha gözden geçırsın derım....

yönetim...yönetıcıler... alın bırını vurun ötekıne... düşününki bır yönetıcı bır gazetecıye telefon açıyor veya açturıyor, benım yazımı kaldırttırıyor... bu ortamda ne yönetıcıden nede gazatecıden dogru iş çıkarmasını nasıl beklersınız....

basındakıler ıse, adana deyımı ıle avrat gıbı kırıtıp bırbırlerını görünce sahte gülümsemelerle bırbırlerını selamlarlar. arkalrını dönunce olmadık şeylerı söylerler..sız nasıl bır meslek ıcra ettıgınızın daha farkında degılsınız ya. sız ahlaken çökmüssünüz be arkadaşım. bu anlayıştakı basından adana demırspor nasıl yararlanacaklar beyler....

ya yönetıcler ?, bakıyorlarkı basının halı bu, onlarda akıllı ya şerbet vermeye devam dıyorlar. onları kendılerıne gebe bırakıyorlar... gebe kalan basıncılarda asla dogruları yazamazlar, dogru iş çıkartamazlar...

bu durumda ads nın sesı kım olacak..kım koruyacak arkadaşlar.. kişisel egoların kol gezdıgı, yıllardır beledıyenın arka bahçesi olan demırspor nasıl kurumsal bır kımlık kazanabılırki....

sızın işiniz var gücünüz var, bu kumpasa gırıp, karıyerınızı tehlıkeye atarmısınız..sahıpsız adana dıye bagırırken, bunun ana nedenı ıse kasıtlı olarak öyle olması ıstenıldıgındendır...kasıtlı olarak ads mız sahıpsız ortama getırılmıştırkı, kendılerıne muhtaç kalsın onlarda at oynatsınlar dıyedır...

suçun buyuk kısmı gelen yönetıclerdedır. bu cıngöz yönetıcler ıse bu kargaşada, basını ve taraftarıda kullanmış, kötü yönetım ve sonuçlarına adeta onları ortak yapmıştır. uzgunumkı bazı tarfatarlarda buna alet olmuşlardır.

aşkımız mavı lacıvert renkleredır. hıç bır yönetım veya yönetıcı benı baglamaz. ama ads ye , sıyaset, rant, kişisel çıkarlar, maddı manevı beklentıler kene gıbı olmuştur.

bu işlerın düzelmesi ıcın adeta devrım olması gerekır. devrımın dışındakı tüm çözümler olsa olsa pansuman olur... herkese ıyı bayramlar....

mehmet çevik
coulibaly dedi ki…
Sevgili Maratondan D, ben de yazını okudum. Yönetimi bundan sonra eleştirenlerin maddi çıkarı vardır demişsin. Kusura bakma ama nasıl bir mantık bu ? Ben ve benim gibi her sene kendi cebinden para verip biletini alan, kombinesini alan, forma alan yani hiç bir maddi çıkarı olmayan sadece Demirspor'u seven binlerce taraftar var çok haklı olarak eleştiren ve eleştirmeye devam edecek olan. Taraftarı aptal yerine koymaya çalışan, yaptığı açıklamalarla taraftarı küçümseyen, sürekli yalan yanlış konuşan, Demirspor'u küçük düşüren, Demirspor üzerinden rant sağlama peşindeki bu zorbaları nasıl eleştirmeyelim ? Sezon başlıyor diye nasıl susalım, bunları sindirelim ? Biz başarıya göre hareket eden bir taraftar kitlesi değiliz. Sahada mücadele eden takım alkışlanır, her türlü destek verilir. Ama başarı gelse de, gelmese de bu yönetim stadda hak ettiği sözleri duyacak ! Yazındaki Demirspor tarihinde uzun bir süre başarı yaşamadı demişsin. Bu zihniyettekiler yüzünden 10 sene şampiyonluk göremedik, senelerce köy takımlarıyla oynadık. Bunlar yönetimde olduğu için bir adım ilerleyemedik. Bu sefer meydan boş kalmayacak, bu yönetim Gidecek !
Jose Marti dedi ki…
Yönetime dair eleştirilerin hemen hepsine katılmakla birlikte, istediğim tek bir şey var: Demirspor'un süper lige çıkması. Ercan Hoca'nın kalmasını isterdim, Güvenç Kurtar'a zerre güvenmiyorum. Ama yine de Mavi-Lacivert formayı zirvede görmek istiyorum. Özetle yazıdaki ana fikre katılıyorum..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla