Ana içeriğe atla

Kadro Dışılar

Tanıl, Necati, Edip ve Raşit kadro dışı kaldı. Ligin bitimine son 3 hafta ve biz daha yeni disiplin kararları alıyoruz. Raşit'in bu iknici kadrodışı kalışı. Sezonun ilk yarısı yine kadro dışı kalmıştı, sonra affedildi.

Ortada koca bir soru işareti var. Evet, disiplini istiyoruz; futbolcuların yönettiği bir kulüp istemiyoruz.  Herkes işini yapsın. Futbolcu işini  kendi yapsın, yönetici kendi işini... Ama bu kadar sık ve görece mutedil bir zamanda neden bu gelişmeler oluyor? Yönetimden aydınlatıcı bir açıklama bekliyoruz.

Bu oyuncuların kesişim kümesi olan disiplinsizlik nedir? Ne yaptı bu oyuncular? Neyin parçası oldular? Raşit, neyin peşinde, neler yapıyor ki 6 aya bir kadro dışı kalıyor? Bu oyuncular affedilir affedilmez yine kadroya alınacak mı?

Allah aşkına bu Tanıl kimin nesidir? Kadro dışı kalsa ne kalmasa ne? Demirspor'a ne kattı, ne kazandırdı ki kadrodışı ile cezalandırıyoruz.... Defolsun gitsin artık bu adam!

Demirspor'da işler şeffaf, anlaşılır, yorumlanabilir olmadıkça bir adım ileri gidemeyeceğiz.

Herşey kapalı kapılar ardında kaldıkça, biz başarısız olmaya devam edeceğiz.

EK: Konu hakkında facebook'ta Adana Demirspor sayfasında şu açıklama yapıldı:

Maçtan bir gün önce bu futbolcuların kampta olması gerekirken, 4 futbolcumuz cumartesi gecesı ayrı 2 barda eğlenip, içki içerken bayanlarla birlikte görülmüştür. Aynı gece en geç saat 22:30'da tesislere gelmeleri gerekirken sabaha karsı 05:00 suları tesislere giriş yapmışlardır. Bu disiplinsiz davranışlarından dolayı kadro dışı kalmışlardır.Demirspor'a saygısızlık yapmak hiç bir futbolcunun harcı değil, hiç kimse Demirspor'dan büyük değildir...



HİÇ BİR ŞAHSIN KULÜBÜ ÇİFTLİĞİ OLARAK KULLANAMAYACAĞINI GÖSTEREN SAYIN HOCAMIZ ERCAN ALBAY'A BİR KEZ DAHA TEŞEKKÜR EDERİZ...

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Tipik futbolcu davranışlarının cezası olduğunu, Ercan Hoca'nın bu konuda ağırlığını koyduğunu öğrendim. Teknik direktörün talimatlarınun uygulanması sevindirici...
selimoz87 dedi ki…
disiplinsiz futbolculardan bıktık artık. playoff öncesi ercan albay bunların hepsini terbiye eder inşallah.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend