16 Ocak 2012

Yönetim Meseleleri

Demirspor'un;

Başkanı cezaevinde. Adına sayfalarca yazıldı, daha da yazılır. Bu badireyi de atlatırsa "efsaneler" arasına girer. Paranın en çok ve karanlık olduğu dönemlerde başkanlık yaptı. Paraya tapmayan taraftarın gözünde asla efsane olamayacak.

Vekil başkanı önce hevesliydi, sonra hasta oldu, sonra iş yoğunluğu arttı. Tutuklu değil ama ortada göründüğü pek yok. Aytaç - Mustafa - Zihni ekolünün artık miadını tamamladığı şu dönemde siyasette taze bir kan olacak mı? Yolu Demirspor'dan geçenler asla yalnız yürümez vekilim başkanım, tasalanmayınız...

İkinci başkanı, futbolcu akrabası tarafından taraftar nezdinde tüm saygısını yitirdi, alenen kendisinin istenmediği söylendi, protesto edildi vs. Yine de Körfez deplasmanında bomboş protokolde yerini aldı. Sevinsem mi, üzülsem mi? Tek başına 90 dakika geçer mi?

Futbol şube sorumlusu oyunu kuralına göre oynadı. Girdi, çıktı, bekledi, sıktı, gevşetti... Şimdi deplasmanlarda kale arkalarında görüyorum. Mevcut yönetimin belki de takım ile en çok içli dışlı olanı o. Yine de taraftar nezdinde saygıyı sevgiyi bulamıyor, bulamayacak. Transfer şampiyonu olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim. Menajerlerin, oynamayan futbolcuların kalplerini kazanacağına bizlerin kalbini kazanaydı ya! Biz kime açmadık kalbimizi? Ona da bir yer verirdik elbet...

Yönetimde başka kimler var? Basın sözcüsü, altyapı sorumlusu... Onlar bir şeyi yönetmiyorlar, başlarını ağrıtan bir şey yok. Rahat olmalarında fayda var, zaten rahatlar...

Şimdi eski bir yönetici yeniden halkaya dahil olmaya çalışıyor. Sırasını bekledi, bisiklete binme sırasının kendisinde olduğunu düşünüyor. Bakalım mavi bisiklet kime yar olacak.

Bana yar olmayacağı kesin.

Hiç yorum yok: