Ana içeriğe atla

Starbucks İşgali'ndeki Demirsporlular

Bir süredir ABD'de başlayan ve diğer kıtalara da yayılan bir eylem türü var: İşgal et hareketi. Wall Street'te, Oackland'da, Londra'da ses getirici ve uzun süreli eylemler yaptılar (occupylsx.org ve occupywallst.org adreslerine bakabilirsiniz). Sloganları, "biz yüzde 99'uz!" Dünyayı yöneten, küresel şirketlerin elitlerine karşı halkın ve tabanın sesi olmaya çalışıyorlar. Eski usül örgütlü eylemlerden farklı, lidersiz, öndersiz ve çok-sesliliğe dayanan bir süreç. Parti ve sendika bürokrasinin çok ağır olduğu Türkiye'de böylesi bir girişimin yankı bulması zaman aldı tabii. Boğaziçi'ndeki ilk girişim, bu yönde bir adım. Şu adresteki yazıdan eylemle ilgili bilgi alabilirsiniz: bianet.org/bianet/siyaset/134743-starbucks-isgali-ve-mutena-kampus

Eylemdeki Deimirsporlulardan da ses var! Demirspor tribününden yetişmiş ve üniversiteyi kazanıp Boğaziçi'nde okumaya başlayan bir arkadaşımızdan demirgibiyiz@gmail.com'a mail geldi. İşgaldeki Demirsporlu arkadaşlar, eylemlerine destek bekliyorlar. Aktarıyorum:


"Biz dokuz gün önce Boğaziçi Üniversitesi güney kampüste yeni kurulan Starbucks'ı işgal ettik. İlk olarak biraz Starbucks'ı tanıyalım. Starbucks, Güney Amerika'da insanları ölümüne ve karın tokluğuna kahve tarlalarında çalıştıran, ayrıca şubeler açtığı ülkelerde insanları yine zor koşullar altında çalıştıran emperyalist bir şirkettir. İşte biz Boğaziçi'nin duyarlı öğrencileri olarak, yerleşkesinde doğru düzgün bir yemekhane bile bulunmayan, öğrencilerin rahatlıkla zaman geçirebilecekleri, söz sahibi olabilecekleri tek bir mekan bile yokken böyle bir yerin açılmasına karşı direnişe geçtik. Daha doğrusu sloganlaşan tabirle 'işgale işgalle karşılık verdik'.

Peki biz direnmeyi ve sesimizi yükseltmeyi nerden öğrendik? Biz kimden öğrendik zengine, patrona, koltuk sevdalısına güvenmemeyi, onlara boyun eğmemeyi? Bizim tek destekçimiz vardır. O da halkımızdır, halkımız insanlarıdır, halktan insanlardır. İşte Adana Demirspor bize bunu öğretmiştir ve şimdi Demirsporun bize öğretiklerini, Boğaziçili öğrencilerin Starbucks işgaline destek vererek, Şimşeklerin bu öğrettiklerini tüm memlekete göstermeye davet ediyoruz.

Tabii ki burdaki herkes Adanalı değil ve Demirspor hakkında net bir bilgiye sahip değil. Fakat biz Demirspor'u anlattık, tanıttık ve arkadaşlarımıza bu işgalden eğer haberleri olursa bize tam destek vereceklerini söyledik. Şimdi tam olarak yaptığımızda budur. Biz bu işgali yapanlar yıllardır herşeyimizi verdiğimiz Demirsporumuzu Boğaziçi starbucks işgaline dayanışmaya çağrıyoruz. Bu çağrı da vereceğiniz destek de yürekli, dürüst ve Demirsporlu herkesin boynunun borcudur."

Yorumlar

sercho dedi ki…
demirspor`a yakisanda durusu gosterecegiz. arkadaslarimizin hic suphesi olmasin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...