Ana içeriğe atla

Konuk Yazar: "Papua Yeni Gine'den Best Of Açıklamalar"

"Değerli arkadaşlar, bu açıklamalar Papua Yeni Gine Süper Ligi’nde oynayan köklü bir spor kulübü’nün, büyük bir camianın, belli dönemlerde görev alan yöneticileri ve başkanları tarafından yapılmıştır.

- Ne olacak canım, 3. Lige düştüysek düştük, bunda büyütecek ne var bu kadar. Düştüğümüz gibi hemen geri çıkarız. Şehir uzun süredir şampiyonluk görmüyordu, bari şampiyonluk yaşamış olur…
- Papua Yeni Gine Kupası 43. tur maçını “stadyum kirası” yüksek olduğu için şehrimizin bir İlçesi’nde oynayacağız…
- Karşı kulüp kupa maçını İlçe sahasında oynamamak için stadyum kirasını vermeyi teklif etti, kabul ettik. Maç kendi stadyumumuzda oynanacak…
- Bu seferki Papua Yeni Gine Kupası 21. Tur maçını, tasarruf olması için, karşı takım da stadyum kirasını vermediğinden dolayı mecburen İlçe stadyumunda oynadık…
- Yönetim olarak sezon öncesi turnuvaya katılma kararı almıştık ama futbolcular gitmediler…
- Kulüp olarak zor durumdayız, yakında sezon açılacak ama forma alacak paramız dahi yok…
- Maçlarımızı bundan sonra amatör maçların yapıldığı stadyumda oynayacağız…
- Bu yıl üzerimizde bir şanssızlık var. Dışarıda kazanıyoruz ama içeride sürekli kaybediyoruz. Adak adadım. İçeride ilk maçımızı kazandıktan sonra 3 hafta üst üste Cuma günleri Kiliseye gideceğim…
- Teknik Direktörümüz ayrılacağını söyledi, bende sevinerek kabul ettim. Başka bir takıma gitseydi onay vermezdim ama bizden daha büyük bir takıma gittiği için mutluyum…
- Eşya piyangosundan istediğimiz geliri elde edemedik. Piyangodan araba kazanan talihlilerin arabaları kulübümüze hediye etmelerini bekliyoruz…
- Kulubün logosunu değiştirmek için birisine talimat verdim, futbol topu üzerine bulut çizmiş, valla ben çok beğendim, bundan sonra kulübümüzün logosu bu olacak…
- Kulübümüz Teknik Direktörlüğü’ne Sakrapanus Ozburkanute’yi getirdik…(Papua Yeni Gine’ye özgü müzik aletleri ile tesislerde yöneticilerimiz tarafından karşılanan Sakrapanus Ozburkanute imza atmak için geldiği kulüpten eli boş döndü)…
- Yeni Teknik Direktörümüz, geçtiğimiz yıl bizi son maçta şampiyonluktan eden Marsennikus Admanun Yardaneskus’u çalıştıran Abdellana Karrium Darumnuz…
- Haftalardır sesi soluğu çıkmayan Başkan konuştu…”Bu yıl Papua Yeni Gine Kupası 25. Tur mücadelesinde rakibimiz büyük bir camia. Port Moresby Kenti uzun yıllardır bu maçın özlemini çekiyor. Rakip takım kabul ederse Port Moresby’liler olarak bu büyük camiayı şehrimizde ağırlamaktan onur duyarız”…

Dünya’da ne takımlar, ne camialar, ne yöneticiler, ne başkanlar var arkadaşlar.
Neyse ki “Demirsporumuz” emin ellerde, itibarı ise göklerde…"

Alpaslan Kuşvuran

Yorumlar

ZİFİRİ dedi ki…
Alpaslan Hocam muhteşem. Okumuş adamın hali başka oluyor. Yönetimden birinin bu yazıyı okuyupta algılayabileceğini sanmıyorum. Bu takımın taraftarı; Adana'nın da, kulübün de, yönetimin de çok çok üzerinde. Bu camiada beni en çok bu durum cezbediyor.

Çeşitli bloglarda ve sitelerde diğer takımları takip ediyorum. Birçok insan, Demirspor'dan, takımdan çok Demirspor'un taraftar gruplarıyla daha fazla ilgili. Bu durum bize birçok kulüpte olmayan farklı bir özellik kazandırıyor. Herkes bu taraftar grubuna imreniyor.

En azından farklı bir taraftar grubu olma özelliğimizi kaybetmemek dileğiyle, tüm Demirsporluların ve futbolseverlerin yeni yılını kutlarım.
Yergökmavi dedi ki…
Yani varya şu yeni yıl heyecanı falan filan derken zaten içimiz hep buruktu,yıllardır ajanslara,haber sitelerine bakıp hep umut kovaladık.Bugün,bugün olmazsa yarın,haftaya,2.yarı,yeni sezon diye diye ömrümüzden yemişiz.Şu yazıda herşeyi kısaca özetlemiş.Valla gülmekten koptum.Helal sana arkadaş.

Millet takımımızdan çok taraftar gurubumuzu konuşuyor doğru.Eh biz Adanademirsporluyuz ya zor olanı başarırız.Yine başardık.Genellikle takımlar başarılı olur taraftar arkasından gider bizdede tam tersi.

Ters takımın ters taraftarıyız biz...
Adsız dedi ki…
tek kelimeyle muhteşem.
Selami Gürcan dedi ki…
çok güzel bir yazı.
şunu da anımsattı bana :
http://epigraf.fisek.com.tr/index.php?num=112

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ