Ana içeriğe atla

Aytaç Durak

Aytaç Durak hakkındaki iddialardan dolayı tutuklanmış. Herkes varacağı yere varıyor, er ya da geç.

Aytaç Durak'la ilgili tutumuz en başından beri açık ve net. Yeni başlayanlar, sol üst köşedeki arama butonuna şahsın adını yazıp onunla iligili görüşlerimizi içeren yazıları bulabilir. Bir iki tanesini öne çıkarmak gerekirse, son zamanlardaki vertumnus'un Ne Mafya Ne İktidar yazısı, özetleyici. Daha eskilerden yönetimsel açıdan Onur Biçer'in Aytaç Durak'ı Neden İstemiyoruz başlıklı 4 yazısı da detaylı bilgi veriyor.

Biz en başından beri, tek adamların yönetimine karşı çıktık. Demirspor'un çıkarlarına bile olsa Durak'a eyvallah denmesine şüpheyle baktık. Anti-Aytaç koalisyonu önerdik. "Neyleyim Aytaç'taki milyon doları" dedik. 15 yılı aşkın başarısızlığımızın baş sorumlusu oydu çünkü. "Tam bağımsız Demirspor" dedik. "Duraklama dönemine son" diye açıklama yaptık. Sesimize ses verenler oldu, biz de onlarınki çoğaltmaya çalıştık. Ama olmadı. Çoğunluk, onun tarafındaydı. İsteyerek veya istemeyerek de olsa onu destekledi. O olmadan Yenice'yi geçemeyiz dediler. Keşke geçemeseydik de Bursa'da, Konya'da olanlar olmasaydı... Ama oldu.

Şimdi AKP'den vazgeçince, Aytaç Durak'ın tepesine çöktüler. Yaveri, Mustafa Tuncel de içeride. Demirspor'un kaderini çizen, değiştiren ve kaderimizi mahveden iki kişi içeride. Sevinmeli miyiz?

Keşke onu biz onu kendi içimizden atabilseydik zamanında. Ama olmadı. Şimdi olanlar beni mutlu etmiyor. Çünkü bu AKP'nin giyotini, üç kuruşluk ya da dolarlık çıkarların giyotini; bizim değil...

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Ben mutlu oldum. Bu da Demirspor'da görev almış tüm yöneticilere ders olsun. Ama o şekilde, ama bu şekilde Demirspor taraftarının ahını alanların başına bir musbiet geliyor. Yanınıza kalmayacak ama bugün ama yarın o ahlar çıkacak hepinizden. O nedenle gelin günah çıkartın biraz.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Başkalarının üzüntüleri ile mutlu olacak değiliz ama Aytaç DURAK yüzünden çok çekti Adana ve Demirspor. Daha önce de söylemiştim. Kafasına koyduğu herşeyi yaptı Adana ile ilgili. Sadece iki şey hariç. 1. si Galeria ve Mimar Sinan Kültür Parkı'nı yıkmak. 2.si de Demirspor ile Adanaspor'u birleştirmek. Bu arada onlarca yatırımcıyı da Adana'dan kaçırdı vs. Beni asıl ilgilendiren tarafı Demirspor. Resmi olarak 71. yılımızı kutladığımız günün arefesinde kendisinin tutuklanmasını oldukça anlamlı buluyorum. Bize yaşattığı her acı dönemde kendisini Allah'a havale etmiş, içimi rahat tutmuştum. Çok fazla birşey söylemeye de gerek yok aslında. Demirsporluların ahı bile yeter Sayın Aytaç DURAK'a...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ