7 Aralık 2011

Adana Demirspor-Elazığspor:2-0

Olması gereken oldu 2-0 yendik.

Adımız Demirspor ise eğer gazozuna dahi maç yapsak iddialı olmak durumundayız.

O formayı taşıdığımız her ortamda sorumluluğumuzu bilmeliyiz.

Eğer paraya ihtiyacımız varsa, Ramazan ÇİMEN'e 10.000 TL yardımda bulunduğu için teşekkür ediyorsak, Türkiye Kupası dahil hiçbir yerden gelecek gelire sırt çevirmemeliyiz. Aynı şekilde validen, belediyeden yardım istiyorsak ve göğsümüzde bir forma reklamı dahi yoksa halen, her gelir kaynağına sıkı sıkı tutunmalıyız.

Öte yandan her Türkiye Kupası maçı öncesi bunun lige olumsuz yansıyacağı, sakatlıkların olabileceği, futbolcuların yorgun düşebileceği gibi gerekçeler öne sürülerek maçı önemsemememiz, hatta elenerek lige konsantre olmamız söylenir. Katılmadığım bir düşüncedir. 

16 yıl oldu Süper Lig görmeyeli, 6.000 günü devirdik. Her sene Türkiye Kupası'nda yarattığımız harikalar mı başarısızlığımıza neden oldu, diye sormalıyız kendimize. 

Sakatlıkların bizi olumsuz etkileyeceği savına dair şunları da düşünmeliyiz. Kadro derinliği olmadan şampiyonluğa oynayacak kadro nasıl oluşturulur? Alternatifsiz futbolcu nasıl olur? Nasıl olur da her sene belli futbolculara bağımlı olmak zorunda kalırız? Bu nedenle başarısızlığa sakatlık değil, hatalı transfer yapan yönetimler, teknik ekipler sebep olmaktadır.

"Futbolcular yorgun düşerse" düşüncelerine karşın Yavuz çok güzel yazmıştı. En iyi antrenman maçtır. Maç yaparak takım olunur, form tutulur. 

Kısacası Türkiye Kupası öncelikli olarak hiçbir maça Adana Demirspor forması altında iddiasız çıkma lüksümüz yoktur, düşüncemiz de olmamalıdır.

Bu vesile ile Elazığ maçını kazanan kadroya, teknik ekibe ve bunun önemsiz olduğu havasını yaratmayan yönetime teşekkür etmek istiyorum. İnşallah tek maçlık olmaz. Devamını bekleyeceğiz.

1 yorum:

disconnectus erectus dedi ki...

2 golümüzü de Tayfun attı; onu da not düşelim. Hoşgeldin Tayfun, teşekkürler...