Ana içeriğe atla

Ali Güneş İstifa Etti

Taraftarın tepkisi, etkisini gösterdi. Teknik Direktör Ali Güneş, görevinden istifa etti.

Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Çok sevinmekle beraber, yeni teknik direktörü merak ediyorum. Durmuş Ali Çolak ile görüşülüyor yönünde haberler var umarım doğru değildir. Sevincimiz kursağımızda kalmasın !
serdanka dedi ki…
Namık Altınsoy tam bize göre teknik direktör. Kategori için biçilmiş kaftan. Tokatspor ile Türkiye kupasında başarılı oldu. Mütevazi kadrolar ile iyi işler çıkardı. Başarıya aç, bu ligi tanıyan, istikrar getirip kadroyu şişklinlikten kurtarıp Adana Demirsporu özüne döndürecek adam Namık Altunsoy'dur.
Nihat ONUR dedi ki…
Durmuş Ali Çolak yeni TD oldu ..
Yergökmavi dedi ki…
Durmuş Ali Çolak'ın ne sakıncası olabilir?
Onur BİÇER dedi ki…
Durmuş Ali Çolak Ercan Aslankeser ile birlikte görev yaparken başarılı sayılabilecek bir yönetim göstermişti Bekir Çınar döneminde. Benim endişem şu: Bu adam Adana'yı tanıyan ve yakın ilişkileri olan biri. Yani Adana'daki dengelerin bir parçası. Yani Adana'da sevenleri olduğu kadar sevmeyenleri de var. Bu ilişkiler yumağının içine giren kişiler başarısız olmaya genelde namzet oluyorlar. Benim kaygım bundandır.

Ayrıca yine bir klişe gündeme gelmiş oluyor. Sezon içinde teknik adamı gönder. Yeni gelenle en azından devre arasına kadar idare et. Yeni gelen bu camiayı tanıyan biri olsun mutlaka. Sonra o yeni gelen desin ki bu kadroyu ben yapmadım. Transfer lazım. Sonra devre arasında 10 adam gönderilsin yerine 10 adam alınsın. Ha bu arada, hoca yeni geldiği için taraftardan en az bir 5 hafta sabır istenecek. Bu klişeyi de göz ardı etmeyelim.

İsterim ki Çolak başarılı olsun. Ama bağımsız, bağlantısız ve kariyeri olan biri gelse çok daha iyi olurdu.
Yergökmavi dedi ki…
Sevgili Onur Biçer,Yazdıkların doğru.Yeni bir hocanın muhtemel olabilecek istekleri belirttiğin gibi olabilir.Burada iş yönetimde veya hocanın olgunluğunda bitiyor.Henüz sezonun 2. haftasında, transfer sezonunun kapandığı bir dönemde hoca çıkıpta bu sözleri söylerse bu onun küçüklüğünü gösterir.Ben hocanın bahane yaratmadan çalışacağına inanıyorum.Zaten hangi hoca gelirse gelsin bu sözleri söyleme ihtimali var.Ulusal bir hocada şuan için bulmak zor görünüyor.Veya bulsak bile çok büyük maliyetler sözkonusu olacaktı.
Bence kadromuz gayet iyiyken başaramamak bence zor olanı yapmaktır.

Birçok kimse bu hocayı eleştiriyor.Bende en azında şans verilmeli diyorum.Bazı arkadaşlar bizim takım deneme tahtası değil diyecektir.Ancak hiçbir hoca şampiyonluğun garantisini veremez.

Önemli olan hocayla kan uyuşumunun gerçekleşebilmesidir.Gerisi kendiliğinde gelecektir.
Onur BİÇER dedi ki…
Sayın Yergökmavi. Hocanın gelir gelmez değil devre arasında veya devre arası gelmeden hemen önce böyle bir beyanda bulunacağını düşünüyorum. Daha doğrusu geçmiş böyle olacağını söyletiyor bana. Maliyet konusuna gelince en azından bu dönemde öyle pek de eli sıkı değilim açıkçası.

Nedenlerini açıklayayım:

1-Ali Güneş maliyetsiz mi maliyet karşılığında mı gönderildi bilmiyorum ama tahminen bir bedel ödenmiştir. Kaldı ki, daha ikinci maçta böyle bir değişiklik yapılması sureti ile (belki de bir yanlıştan dönülerek-geçmişte yapılması gereken şimdi yapılarak) zaten belli bir maliyet gözden çıkarılmış olunuyor.

2-Son gün birçok transfer yapıldı. Göreceğiz kadrodan yani yapılan transferlerin hatırı sayılır bir bölümünden verim alınamayacak. Hatta bunlar kampa dahil olamadıkları için uyum sorunu olduğu daha kısa bir süre önce yönetim tarafından açıklandı. Yani son gün transferlerinin riskini de bir maliyet bedeli olarak ekleyebiliriz.

3-Tanıl ve Ahmet Çenet için ortada dönen rakamlara hepimiz şahit olduk. Gerçi Çenet gitti ama Tanıl duruyor. Yani yönetim bu oyuncular için konuşulan maliyetlere (yalanlanmadı) katlanmaya razıydı.

4- Belediye imkanları kulübümüze uzun süredir bu kadar yakın olmamasına karşın gelir getirici adımlar noktasında ben tatmin olmadım.

4.a. Kredi kartı projesi: Bekir Çınar turnuvası öncesinde Levent Bey ile görüştüm. Bakın Bekir Bey zamanında çıkarılan ADS Maximum Kart'ı bundan bir hafta önce aldım dedim. Bu kart ile bankadan gelir elde etmek için 1500 kişinin kart sahibi olması yeterli dedim. Ama bırakın 1.500 kişi almasın, unutun bankadan gelecek geliri dedim. Kulüp aidatlarını 300 TL'ye düşürdünüz. Bu kart vesilesi ile taksitle toplayabilirsiniz dedim. Kombineleri bu kart vesilesi ile satabilirsiniz dedim. Bu kart vesilesi ile kart sahiplerinden bağış toplayabilirsiniz dedim. Ayrıca belediyenin desteği yanınızda iken 1500 üyeyi aşıp bankadan da gelir elde edebilirsiniz dedim. Levent Bey çok güzel olur dedi. Mesele orada kaldı. Yönetim gelir kaynaklarına saldırmalı bence ama yeterli iştahı göremiyorum.

4.b. Yine belediye desteği yanımızda iken forma reklamı alınabilir ama lig başladı ses çıkmadı.

4.c. Nesine.com ile yapılan anlaşmadan bahsettim. Resmi sitemizde şirketin linkinin olduğunu, o linke tıklanarak oynanan her oyundan kulübümüzün gelir elde edeceğini söyledim. Kredi kartını bilmediği gibi bunu da bilmiyormuş yönetim. Çıkıp bir duyuru yapmadı. Elindeki hazır gelire sahip çıkmadı.

4.d. Şu anda belediyeden otopark almanın en uygun zamanı, henüz hamle göremedik.

Yani tüm bunları bir arada değerlendirince kendi gelirini yeterince önemsemediğini hissettiğim bir yönetimin iyi bir teknik adam için katlanacağı maliyeti umursamıyorum açıkçası. Her zaman Demirspor değerdir, markadır, diyoruz. O halde o markanın başına az da olsa markası olan bağımsız bağlantısız kişileri getirmek daha doğru olacaktı.

Her neyse sonuçta uygulayıcı yönetim. Bu kez haksız çıkmak isteyen yine biziz. Umarım makus talih tersine döner, Durmuş Ali Hoca başarılı olur, biz de çok şükür deriz. İki yanlış bir doğru eder mi, inşallah eder.
Adsız dedi ki…
birçok kişi kadromuz iyi diyor,bu kadroyla şampiyon olabiliriz diyor.
kadromuz neye göre iyi biri bunu bana açıklayabilir mi?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend