12 Temmuz 2011

Temizlik

Futbolun kendini, takımlarımızdan daha çok sevmediğimiz sürece, iyi bir oyun izleme şansımız yok. Futbolun gerçekten futbol olması için, takımlarımızın çıkarlarından önce oyunun önceliklerini düşünmemiz gerek. Temiz bir oyun, temiz bir yaşam gibi, kendine dair sorgulamayla mümkün.

Gerçekten temizlenmek mümkün mü? En azından çabalayabiliriz. Başarı olsun da nasıl olursa olsun diye yoal çıkarsak duvara toslamaya mecburuz.

Örneğin, biz, Demirsporlular; para versin de ne olursa olsun diyerek bize sahip çıktığını iddia edenlere, "olmaz" diyebildik mi? Yöneticilerin, menajerlerin, futbolcuların camianın önüne geçmesine engel olabildik mi?

Ama bunun için çabalıyoruz. Elimizden gelenleri, daha güçlü biçimde yapmamız gerekli. En son olaylar: Çok kere bu sitede bahsettiğimiz, yöneticilerin kafasına göre at oynatmaması meselesi... Gayet somut şekilde-bağıra bağıra, gözümüzün içine soka soka, "benim oyuncumu oynatacaksın" diyen yönetici(!) Bekir Sıtkı Özer ve oyuncusu Tanıl... İsimler değişir, Ahmet Mehmet olur. Bu isimlerle Demirspor başarılı olamaz. Bu isimlerin ve bundan sonrakilerin, bizim başarımızda hiçbir katkısı olamaz. Derdimiz, oların bağlantıları, kişilikleri, iş yaşamlraı, aileleri vs. değil. Demirspor'a bir katkı koyup koyamayacağı. Defalarca dile getirdiğimiz gibi, bu zihniyetle başarılı olmak zor.

Şimşekler Grubu da, açık bir şekilde "Bekir Sıtkı Özer'i ve Tanıl'ı istemiyoruz" diye açıklama yaptı. Daha önce bu tip konularda daha temkinli olan grubun da açıkça tavır alması oldukça sevindirici. Bunu geçen sezon boyunca birçok kez ortaya koydular. Aslında kırılma noktası, rahmetli Bekir Çınar'ın yeniden başkan seçilmesi için girişimde bulunmalarıydı. Ardından geçen süreçte ve gelişmelerde tribünün örgütlü gücünün tavrını daha net gördük. Adana tepetaklak giderken ve suspus olmuşken, bu gücün sesini daha güçlü çıkarması gerekiyor.

Memleket futbolu, maddi açıdan aşama kaydederken, çok büyük paralarla çarkı çevirirken, şişenin başarı ve sağlam bir oyun temeli değil, çocuk balonu olduğu her geçen gün ortaya çıkıyor. Balon patladıkça, balonlar şişirilmeye devam ediyor. Biz balona nefes üfleyen değil, daha temiz bir oyun ve daha temiz bir camia için nefes alıp veren tarafta olalım.

1 yorum:

Jose Marti dedi ki...

Operasyonun merkezinde Türk polisi var. Türk polisinin olduğu her yerde şaibe var, güç gösterisi var, tutuklama isteği var, işkence var. Bu ülkede ses çıkarabilme yeteneği olan herkese karşı "en güçlü benim lan" diyen bir teşkilatla karşı karşıyayız. Başkanların, futbolcuların ensesinden tutan, başına çöken, güneş gözlüklü hollywood yıldızı tavırlarıyla başımıza Allah kesilen bu teşkilata karşı ses çıkarmadıkça en büyük şikeci biz oluruz. Ben sürecin en uç noktasından bakıyorum; Çakal Carlos başkan olsun, böyle polis olmaz olsun..