4 Temmuz 2011

Ne Mafya Ne İktidar!

Malumunuz, yıllardır kenarda köşede dile getirilen şike ve teşvik primi gibi bu güzel oyunu çirkin kılan mevhumlar, iş 3 egemenlerden birinin başkanına dayanınca birden ilgi odağı oldular. Gözaltına alınanlar, yürütülen soruşturma, binbir türlü "iddia".

Aynı dosya içerisinde midir bilmiyorum, Mustafa Tuncel de hukuki sürecin içerisinde. Adanaspor, Mersin İdman Yurdu, Giresunspor gibi kulağa tanıdık gelen takımlar da yine sürece dahil...

Neler oluyor? Nereden nereye varılıyor?

Sedat Peker'in soyadını alacak kadar yakını bir Giresunsporlu, Eskişehir'e bagajda para götürdüğü iddia edilen Fenerbahçeliler, hatalı gol yemesinin sebebinin şike olduğu iddia edilen Sivasspor kalecisi, Adana Demirspor'un mevcut kulüp başkanı...

Birileri "temizlik" diyor, birileri "rantın el değiştirmesi"

Endüstriyelleşen futbol, oluşturduğu büyük pastayla ağız sulandırmaya devam ediyor. Siyasallaşan yargı, futbola da birebir müdahil oluyor.

İktidardan bağımsız düşünmek mümkün mü? Sanmıyorum...

Bir yandan evet, bir tür temizlik yapılıyor. Bir yandansa bu taraftan bakıldığında görünen şey "patron"ların değişiyor olmasının sancısı. İş futbolla sınırlı değil, silah endüstrisi de nasibini aldı alacak, yakındır.

Çirkin çirkin filler tepişiyor...Kimin kazandığının maalesef bir önemi olmayacak...

Aytaç Durak'ı da, Mustafa Tuncel'i de, 3 egemenleri de, futboldaki çirkin siyasi oyunları da, hepsini yekten eleştiren biz ve bizim gibi gönlü temiz Demirsporlular'ın, ticari borcuna dayanamayarak mavi bir iple kendini asan Efsane Başkanları Bekir Çınar'ın bembeyaz bedeni dışında temiz hiçbir şeyin olmadığı bir dünya yarattılar bu güzel oyundan...

Bugün belki bir kanadınız diğerinden hesap soruyor, kendini sütten çıkma ak kaşık gösterip temizlik yapıyor...

Hiç sevince kapılmayın, gün gelir devran döner...O kanadınızdan da diğerinden de hesabı soracak olan bizleriz...

Bu oyun tertemiz olana dek peşinizdeyiz, hem yargılananların hem yargılayanların!

Ne mafya ne iktidar!
Bu oyun, bizim...

1 yorum:

disconnectus erectus dedi ki...

Mustafa Tuncel'in durumu son gelişmelerden biraz farklı, doğrudan futbolla ilgili değil ama tabii orada da bir iktidar mücadelesi olduğu açık. Şike soruşturması diye başlayan ve Nisan ayında çıkan yeni yasaya (sporda şiddetin önlenmesi yasası) dayanan gözaltıların, biraz gözdağı amaçlı olduğunu düşünüyorum. Memleketin her kademedeki liginde, lig sonlarına doğru bu tür şaibeli maçlar oluyor. Bunun herkes biliyor, hatta adına hatır şikesi denilerek sempatik bile gösteriliyor. Bunların önüne geçmek gerekiyor muhakkak. Ama küçük balıkları yakalamak yerine yukarıdan başlayarak gereken mesajı vermek istemiş olabilirler.

Ben soruşturma ile damgalananların karşısında sütten çıkma ak kaşık moduna girenlerin iki yüzlülüğünü de not etmek gerekli diye düşünüyorum. Bu yarışa giren herkesin futbolu güzelleştirmek yerine çirkinleştirdiğini biliyoruz. Ne yazık ki futbolu değil sadece tekımlarımızı seviyoruz. Sonucunda iyi bir oyun izleme şansımız gittikçe azalıyor.