Ana içeriğe atla

Şimşekler Grubu Basın Açıklaması

Şimşekler Grubu, kulüpte son dönemlerde gerçekleşen can sıkıcı olaylara dair bir basın açıklaması yaptı. Açıklamanın en dikkat çekici noktası, "Biz Adana Demirspor Taraftarları Bekir Sıtkı Özer,Ali Güneş ve Tanıl’ı ADANA DEMİRSPOR’DA İSTEMİYORUZ!!!" cümlesi oldu. Tam metin şu şekilde:

"BÜYÜK ADANA DEMİRSPOR TARAFTARININ DİKKATİNE


Tüm Adana Demirsporluları rahatsız eden gelişmelerden sonra sessizliğimizi
lişmelerden sonra sessizliğimizi ve sakinliğimizi bozma kararı aldık. Çünkü, asli görevlerimizden birisi de Adana Demirsporluları bilgilendirmektir.


Önce şunu belirtmeliyiz ki; geçen aydan bu yana kötü bir süreç yaşadık ve yaşıyoruz.Bu süreçte Adana Demirspor Başkanı Mustafa Tuncel tutuklandı.Başkanımızın bu durumu hepimizi üzmüştür. Tek temennimiz en kısa zamanda kulüp başkanlığı görevine geri dönmesidir. Sayın Tuncel’in yokluğunda Adana Demirspor için hayati önem taşıyan KALICI GELİRLER sekteye uğramıştır. Kalıcı gelirlerin hayata geçeceği ve önemli transferlerin yapılacağı bir zamanda bu durumun yaşanması da manidardır.

Geçen yılda zaman zaman basında dile getirdiğimiz gibi Demirspor’da BAZI ZİHNİYETLER artık değişmek zorundadır.Yoksa başarının gelmeyeceği gibi, kulüp olarak çağdaşlaşmamız mümkün olmayacaktır.

Peki nedir bu zihniyetler? Kulübü içerden karıştırma,futbol takımında adamcılık, masör-personel gibi kulüp çalışanlarından bazılarının yetkisini aşıp gizli işler çevirmesi, menajerlere verilen tavizler, bazı hocaların sorumluluğunu kötüye kullanması, bazı futbolcuların Adana Demirspor’a geldikten sonra değişip çok rahat hareket etmeleri ve GRUPLAŞMAYA neden olmaları bunlardan başlıcalarıdır ve bu zihniyetler yıllardan beri DEMİRSPOR’UN kanayan yaralarıdır…

İşte kulüpte yaşanan son 2 örnek durumun ne kadar VAHİM olduğunu gözler önüne seriyor.


1.si Adana Demirspor Kulübü 2.Başkanı Bekir Sıtkı Özer’in geçen sezonda girişimde bulunduğu gibi,YİGENİ TANIL için ADAMCILIK yaparak 150milyara sözleşmeye imza attırması


2.si ise Teknik Direktör Ali Güneş’in geçen sezon kadrosunda istemeyip hiç forma vermediği Tanıl’ı U DÖNÜŞÜ yaparak kadrosuna alması ve bu imzaya onay vermesidir.


Dış transferde etkili olan ve makul fiyatlarla anlaşan sportif direktör Ercan Aslankeser bu yanlışlara karşı çıkıp tavır koyunca; aynı 2 şahıs tarafından iç transferde etkisiz hale getirilmiş ve kulüp YÜZLERCE MİLYAR zarara uğratılmıştır.

Basından takip ettiğimiz kadarıyla ve eğer ki doğruysa; geçen sene hiç forma giymeyen Tanıl’ın sözleşmesini Kulüp Başkanı Sayın Levent Özveren henüz imzalamamıştır.

Yaşanan bu gelişmelerin de gösterdiği gibi Demirspor’un çıkarları yine HİÇE SAYILMIŞTIR. Bekir Sıtkı Özer ve Ali Güneş kendi çıkarları doğrultusunda kulübün onurunu düşünmemiştir. Adana Demirspor yine kullanılmış ve Demirspor’un büyüklüğü bir kez daha yara almıştır.

Bu saatten sonra kesin ve net bir şekilde KARARIMIZ ŞUDUR;Biz Adana Demirspor Taraftarları Bekir Sıtkı Özer,Ali Güneş ve Tanıl’ı ADANA DEMİRSPOR’DA İSTEMİYORUZ!!! Bu 3 şahıs bavullarını toplayıp Adana Demirspor’dan en kısa zamanda gidene dek mücadelemiz sürecek ve TEPKİMİZİN DOZU ARTACAKTIR…

Sayın Levent Özveren ve diğer yöneticilerimizden beklentimiz ise taraftarın gösterdiği bu hassasiyete duyarsız kalmayıp adı geçen şahıslara karşı AYNI KARARLILIĞI GÖSTERMELERİDİR.

Onların Demirsporumuzu layık olduğu yerlere getirmek adına verecekleri onurlu mücadele, taraftarların kendilerine sevgi-saygı ve güvenini arttıracak, YÜZBİNLER ONLARLA BİR OLACAKTIR…

Adana Demirspor üzerine KİRLİ HESAPLAR içinde olan şahıslar unutmasınlar ki; bu kulüp kimsenin BABASININ ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR. ADANA DEMİRSPOR HALKINDIR, TARAFTARININDIR…

BİZLERDE ŞİMŞEKLER GRUBU OLARAK O TARAFTARIN SESİ VE YÜREĞİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ…

SAYGILARIMIZLA"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!