Ana içeriğe atla

Rapor Meselesi...

Soner Hoca'nın gidişinin ardından bazı şeylerin değişmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım. Bana kalırsa, Soner Hoca ayrılırken yaptığı açıklamada daha net olmalı ve bizim de burda sorduğumuz soruların cevaplarını Adana Demirspor kamuoyuyla paylaşmalıydı. Kendisine de söylediğim gibi, gidişi ile Demirspor tarihinde birşeyleri değştirmeliydi. Bu şekilde, onu sahadaki başarısızlığa rağmen, farklı şekilde anabilirdik.

Kendisi, her hocanın yapacağı gibi, takımdaki aksaklıkları içeren bir rapor yazdığını söylemişti. Şimdi bu raporla ilgili spekülasyonlar yapılıyor. Böyle bir raporun olmadığı da iddialar arasında. Öte yandan takımda yaşanan son kadrodışı uygulamasına da bu raporun neden olduğu söyleniyor. O raporla doğrudan ilgili olmasa bile, hocanın yazdıklarının-önerilerinin uygulanıp uygulanmadığını önemsiyoruz.

Soner Hoca'nın raporunun detaylarını merak ediyoruz.

Yönetimin takımda yaşananlara karşı açıklama yapma refleksi çok düşük. Sadece Ekrem Kandemir'den, suya sabuna dokunmayan ve basmakalıp cümleler içeren, herhangi bir detay içermeyen açıklamalar geliyor.

Hoca değişikliğine rağmen hala kadroda istikrar sağlanamayıp son birkaç hafta kala bile oyuncular kadro dışı bırakılıyorsa, demek ki takım içi dengeler ve disiplin hala sağlanamadı, hala sorun var.

Yönetimin bu konuda ve özellikle Soner Hoca'nın raporunun sonuçlarına dair bilgilendirme yapması gerektiğini düşünüyorum. Böylece biz de bir gizem halesinin arkasında, afaki betimlemeler ve tahmini suçlamalar yapmaktan kurtulur, somut durumun somut analizini yapabiliriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla